Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/13878 E. 2026/237 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/738 E., 2025/825 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İskenderun 1. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/576 E., 2024/704 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işveren bünyesinde çalışmaktayken 13.02.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanarak malul kaldığını, geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararı oluştuğunu tedavi gideri ile bakıcı gideri sarf ettiğini, ayrıca manevi zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak maluliyet oranının ve zararın tespitini şimdilik belirsiz alacak talebinin kabulü ile 1.000 TL maddi tazminatın (tedavi gideri, bakıcı gideri, iş göremezlik) ve 20.000 TL manevi tazminatın 13.02.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekilince, 07.02.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebi 229.696,44 TL olarak artırılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin aldığını ve işçilere gerekli eğitim ve ekipmanların sağlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kazadan sonra müvekkiline ait iş yerinde çalışmaya devam ettiğini daha sonra emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını ve emekli olarak tekrar müvekkilinin yanında çalıştığını 28.02.2015 tarihinde de işten ayrıldığını davacının maddi ve manevi zararının bulunmadığını savunarak neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının bakiye ömür süresinin TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre belirlendiği, davacının kaza tarihinden 30.04.2013 tarihine kadar geçici iş göremezlik döneminde %100 oranında ve daha sonraki bakiye ömrü boyunca %6,3 oranında sürekli iş göremez olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %80 oranında davacı işçinin ise %20 oranında kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporları ile işbu rapor tarihi itibarıyla 2024 yılı bilinen ücret verilerinin de kullanılması suretiyle ve işbu rapor tarihi itibarıyla yapılan hesaplama neticesinde davacının işbu rapor tarihi itibarıyla; 277,43 TL geçici iş göremezlik zararı ve 229.419,01 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplamda 229.696,44 TL maddi zararının bulunduğu, ATK raporunda davacının bakıcıya muhtaç olduğuna dair bir tespit bulunmadığından bakıcı gideri zararının oluşmadığı rapor edilmiştir..." gerekçesiyle,

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile

1.Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin 277,43 TL tazminat ile sürekli iş göremezliğe ilişkin 229.419,01 TL maddi tazminatın toplamı olan 229.696,44 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,

3.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkiline %80 oranında kusur atfının hatalı olduğunu, kazanın 2013 yılında, davada ıslah tarihinin ise 2024 tarihli olduğunu, ıslahın bu şekilde zaman aşımı süresi geçtikten sonra yapıldığını, davacının kazadan sonra işyerinde çalışmaya devam ederek gelir elde etmeye devam etmesine karşın bu tutarların hesap bilirkişisince hesaplanan maddi tazminat tutarından mahsup edilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§