Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/12967 E. 2026/848 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/108 E., 2025/738 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Simav 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2019/498 E., 2023/600 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde Kuruma bildirilmeyen 30.09.2010 - 21.08.2019 tarihleri arasında kesintisiz, sigortalı olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...'nun 13.10.2010 - 17.07.2019 tarihleri arasında davalı ...'a (TC: 4...2 ) ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;

1-Simav Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 15.11.2019 tarih ve 2019/498 E. 2023/600 K. sayılı kararının kaldırılmasına,

2-Davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait iş yerinde 13.10.2010- 17.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davacı ile arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının 2019 yılında üniversiteden mezun olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, 23.01.2018 tarihinde iş yerinde Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen iş yeri durum tespit tutanağında kendisinden başka çalışan bulunmadığının da tespit edildiğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilerle ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

4.Eldeki davada, davacı davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirilmeyen 30.09.2010 - 21.08.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur.

5. Somut olayda, davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; davacının talep tarihleri içerisinde 23.02.2011 - 30.03.2011 tarihleri arasında ... Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu iş yerinden bildirimlerinin olduğu görülmekle, kesintili çalışmaları olan davacının birinci dönem çalışması 23.02.2011 tarihinde sona erdiğinden, çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç esas alındığında ve davanın 15.11.2019 tarihinde açıldığı hususu bir arada değerlendirildiğinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince kesintili çalışmada hak düşürücü süre değerlendirilmeden davanın kabulüne dair karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde karar verildi.

§