Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/12542 E. 2026/450 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2702 E., 2025/428 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/494 E., 2023/317 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait ... Güzellik Merkezinde belirsiz süreli hizmet akdiyle güzellik uzmanı, usta olarak haftanın altı günü ve tam zamanlı olarak çalıştığını, müvekkilinin 17.11.2016 yılında işe başladığının 17.11.2018 tarihinde sigortasının yapılmaması ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş akdinin sona erdiğini, daha sonra 17.09.2021 tarihinden itibaren işverenin sigorta bildirimi yapacağı vaadi ile müvekkilinin 29.09.2021 tarihine kadar çalıştığını, 2016 yılında aylık net 1.500. TL, son ücretinin ise aylık net 5.000 TL olduğunu, 17.11.2016-17.11.20 18... .09.2019-29.09.2021 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili, haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı iş yerinde 17.11.2016-17.11.2018 tarihleri arasında dönemin asgari ücretinin 1.152 katı ücretle, 17.09.2019 - 22.03.20 20... .05.2020 - 29.09.2021 tarihleri arasında ise dönemin asgari ücretinin 1.769 katı ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine (21.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına) karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın tamamen kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar vekili, çelişkili tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün bulunmadığını, yazılı ve Kurum kayıtlarıyla eşdeğer bir belge sunamayan davacının açtığı davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

İnceleme konusu dosyada; davacı 17.11.2016-17.11.2018, 17.09.2019-29.09.2021 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir. Davacının hizmet cetvelinde davalı iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, davalı iş yerinin güzellik salonu olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosyada komşu tanıklar, iş yerine gelen müşteriler ile davacı ve davalı tanıkları dinlenilmiş ise de tanık anlatımları davacının çalışmasını ispata yeterli değildir. Bazı tanıklar davacının iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını, tanıklar ... ve ... ise davacının kendi nam ve hesabına çalıştığını beyan ettikleri görülmektedir. Diğer yandan tanık ... iş yerinde önce ... ve ...'in çalıştığını, sonra davacının işe başladığını ve üçünün beraber çalıştıklarını beyan etmiştir. Mahkemece başka komşu iş yeri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek davacının çalışması ile ilgili beyanları alınmalı, tanık ...'ın beyanında belirttiği ...'in tanık olarak beyanı alınmalı, davacının iş yerinde kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı, iş yerini devralıp almadığı hususları irdelenmeli, bu şekilde davacının çalışmasının varlığı ve şekli araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Ayrıca prime esas kazanç yönünden yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında banka kayıtları, yazılı belgeler celp edilmek suretiyle araştırma ve irdeleme yapılmalı sonucuna göre karar verilmelidir.

O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§