"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/686 E., 2025/1118 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/774 E., 2024/440 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 20.09.2010 tarihinde davalıya ait "..." unvanlı işverenin yanında işe başladığını, davalı işverenin, davacının çıraklık okuluna kaydını yaptırdığını, bu nedenle davalı işveren tarafından bu okula gittiği gerekçesi ile çıraklık sigortası primlerinin ödendiğini, davacının çıraklık eğitiminin 28.01.2014 tarihinde sona erdiğini, davalının, davacının çıraklık eğitimi bittikten sonra sigortasını Kuruma bildirmediğini, 10.04.2014 tarihinde işvereninin yönlendirilmesi ile gittiği yerde davacının iş kazası geçirdiğini belirterek; davacının 29.01.20 14... .04.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili özetle; davacı işçinin davalının yardım ve desteği ile çıraklık okulunu bitirerek kalfalık belgesini aldığını, eğitim dönemi olan 16.02.20 11... .01.2014 tarihleri arasında mevzuat gereği prim yatırmasının söz konusu olamayacağını, çıraklık eğitiminin bitmesinden sonra davalının davacıya kendi yanında işe başlaması için teklifte bulunduğunu ancak davacı işçinin işi kabul etmediğini, davacının çalışması olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili özetle; Kurum kayıtlarında gözükmeyen çalışmanın yasaya tabi sigortalı çalışma olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddiasını resmi kayıt ve belgelerle ispatlaması gerektiğini, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Asıl davanın kabulü ile davacının 29.01.20 14... .04.2014 tarihleri arasında davalı yanında hizmeti bulunduğunun tespitine,
2-Birleşen dava yönünden;
-Birleşen İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi 2015/669 E. sayılı dosyanın HMK 114/1-ı ve 115/2 gereğince derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Bordro tanıkları ... ve ... ile komşu iş yeri tanıkları ... ve ...'ın beyanlarından davacının, davalıya ait iş yerinde çıraklık eğitimi sonrasında da inşaattan düşerek kaza geçirdiği tarihe kadar çalıştığı, davacının çıraklık eğitiminin 28.01.2014 tarihinde sona erdiği ve davacının 29.01.2014 tarihinden itibaren davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başladığı, kazanın Sağlık Bakanlığı ... Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Acil Servis Genel Muayene Formu ve epikriz belgesine göre 10.04.2014 tarihinde meydana geldiği ve bu tarihe kadar davacının çalışmasının devam ettiği, davacının, dava konusu 29.01.2014-10.04.2014 tarihleri arasında çalıştığının komşu iş yeri ve bordro tanıklarının beyanları ile ispatlandığı, davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından asıl davada davalı işveren olarak ... ve vergi numarasının yazıldığı, vergi numarasının davalı ...'a ait olup ...'in tüzel kişiliğinin bulunmadığı, iş yeri ismi olarak kullanıldığı, davacının husumette yanılması, tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından HMK 124/4. maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılarak husumetin düzeltilmesi mümkün iken ve ilk davanın 09.07.2015 günlü duruşmasında ... vekili duruşmaya kabul edilip ön inceleme duruşması yapılıp tahkikata geçilmek suretiyle husumet düzeltilmiş olmasına rağmen Mahkemece 09.07.2015 günlü duruşmada verilen ara karar gereği birleştirme talepli olarak ... aleyhine İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2015/669 Esasına kayden dava açıldığı ve tensiben 2015/486 K.sayılı, 23.07.2015 tarihli karar ile davanın bu dava dosyası ile birleştirildiği, Mahkemece birleşen davanın derdestlik dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, birleşen dava reddedilmiş ve davalı lehine avukatlık ücreti takdir edilmemiş ise de birleşen davanın açılmasında davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, Mahkemenin verdiği ara karar üzerine davanın açıldığı dikkate alındığında davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinde hakkaniyete, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle,
1.Mahkemece istinaf kaldırma kararında işaret edilen eksiklikler tamamlanmadan karar verildiğini, dinlenmeyen bordrolu tanık ...'ın adresinin kaldırma kararı sonrası araştırılmadığını, başkaca herhangi bir tanık da dinlenmediğini,"eksik deliller" üzerinden tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini,
2.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davacı tanık beyanları esas alınarak hazırlandığını, hukuki temelden yoksun olup hükme esas alınmaması gerektiğini,
3.Dosya kapsamında dinlenilen tüm tanıkların çelişkili beyanlarda bulunduklarını, bu beyanlar denetime elverişli olmadığı gibi gerekçeli karara esas alınamayacağını, sadece tanık beyanlarıyla sonuca gidilemeyeceğini,
4.Birleşen dava yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili özetle,
1.Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda inceleme yapılmamış ve kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuş olduğunu,
2.İşbu davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden salt tanık anlatımları ile sonuca gidilemeyeceğini, çalışmanın varlığının hiç bir duraksamaya mahal vermeyecek şekilde ispatlanmış olması gerektiğini,
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayalı olduğunu, bordro tanıkları ... ve ...’un davacının çalışma tarihlerini tam olarak hatırlayamadıklarını beyan ettiklerini,
4.Davacının sosyal yardım fonlarından yardım alıp almadığı hususunun da araştırılmadan hüküm kurulduğunu, zira davacının sosyal yardım fonlarından yardım almasının herhangi bir çalışmasının olmadığının kanıtı olacağından ilgili Kaymakamlığa müzekkere yazılarak bu hususun araştırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.