Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/12182 E. 2026/70 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1269 E., 2025/2351 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 4. İş Mahkemesi

SAYISI : 2020/365 E., 2023/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalılardan ... yanında 17.02.2015 tarihinde işe girmiş ve bu çalışması kesintisiz olarak 29.05.2015 tarihine kadar devam etmiş olup 506 sayılı Kanun'un Geçici 81... sayılı Kanun'un 14. madde yollaması ile emeklilik nedeni ile iş akdini feshettiğini, müvekkilinin, emeklilik sebebiyle iş yerinden ayrıldıktan sonra tahsis şartlarının gerçekleşmesi ile hiçbir yazılı bildirim yapılıp gerekçe sunulmadan emekli maaşı kesildiğini, müvekkilinin 23.04.2015-29.05.2015 tarihleri arası çalışması Kurumca son derece haksız ve hukuka aykırı bir işlemle iptal edildiğini, davalı Kurumca müvekkil ve davalı işveren ifadeye çağrılmış olup müvekkile sigortalarının iptal edildiğinin bildirildiği belirterek 23.04.2015-29.05.2015 tarihleri arasında Kurumca iptal edilen hizmetlerin geçerli olduğunun tespitine tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespitine, ayrıca bildirilen borç tahakkuk belgesinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.05.2019 tarihli tahsis talebi üzerine davacıya 01.06.2015 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını ancak kurum denetmenleri tarafından düzenlenen 31.01.2020 tarihli raporda sigortalının 1118981.042 sicil no.lu iş yerinde geçen 23.04.2015-29.05.2015 tarihleri arasında 36 günlük hizmetinin fiili olmadığının tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiğini, iptal sonrası aylık bağlanma şartlarını sağlamaması nedeniyle (son hizmetinin 1260 gün olmaması nedeniyle) tahsis talebinin reddedildiğini ve 01.06.2015-20.10.2020 tarihleri arasında ödenen 88.517,55 TL aylığın borç oluşturulduğunu Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenin yanında 17.02.2015 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını, bu çalışma kesintisiz şekilde 29.05.2015 tarihine kadar devam ettiğini, çalışma süresinin sonunda, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81. maddesi ve 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, emeklilik hakkı elde etmesi nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğini, ancak müvekkilin emekli aylığı bağlandıktan sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 23.04.2015 – 29.05.2015 tarihleri arasındaki çalışma süresi hiçbir gerekçeye dayanmadan ve yazılı bildirim yapılmaksızın iptal edildiğini, yerel Mahkeme tarafından sadece tek bordro tanığı dinlendiğini, oysa tarafımızca yeni dönem bordro tanıkları sunulması ve dinlenmesi yönünde açık taleplerimiz dosyada yer almasına rağmen, bu talepler dikkate alınmadığını, davacının çalıştığı iş kolu olan sondaj sektörü, seyyar ve kısa süreli işler kapsamında olduğundan, sabit iş yerine bağlı çalışma düzeni bulunmamakta ve tanık tespiti hayli zor oolduğunu, dinlenen tanıklar ... ve ... davacının çalışma yaptığını doğrulamasına rağmen hüküm tesis edilirken dikkate alınmadığını, bilirkişinin, yalnızca tek tanığın beyanına dayandığını, bilirkişinin davalı kurum avukatlığı yaptığını, rapora ayrıntılı şekilde itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkemece ek rapor alınmadığını, davalı işveren sondaj işi yapmakta olup sabit bir iş yeri bulunmadığını, davacının bu çalışmalarda temizlik, çay servisi, getir-götür işleri gibi yardımcı görevler üstlendiğini, işçinin günübirlik, süreklilik arz etmeyen çalışmalarının da hizmet akdi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, beyan ederek İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının, davalı ...’ye ait iş yerinde 23.04.2015-29.05.2015 tarihleri arasında 36 gün olarak bildirilen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle Kurum tarafından iptal edilerek davacıya bağlanan yaşlılık aylığının kaldırılmasına yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§