Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/12085 E. 2026/92 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/279 E., 2025/854 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ:... 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/287 E., 2024/418 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün yakalandığı iddia edilen hastalığın meslek hastalığı olmadığının, herhangi bir maluliyeti olmadığının tespiti ile var olduğu ileri sürülen hastalıktan davacı şirketin sorumlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, ...’ün 20.09.2010 tarihinde iş akdinin haksız olarak fesh ettiğini, ...'ün işe girişinden itibaren 3 yıl 9 ay kadar Warm bölümünde tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilerek koruyucu ekipmanlar kendisine teslim edilerek çalışmış olup, davalının çalıştığı montaj bölümü hattı 5 istasyondan oluşmakta ve bu hatta çalışan işçiler yapılan işin niteliği ile iş sağlığı ve güvenliği gerekleri nedeniyle döngü/rotasyona tabii olarak çalışıldığını, dolayısıyla davalının işe girdiği ilk andan itibaren hep aynı şekilde çalışmasının söz konusu olmadığını, davalının hiçbir zaman titreşim yapan ve bileğini zorlayan aletlerde çalışmadığını, bileğinde çıkan ilk rahatsızlığın akabinde yaptığı işi değiştirerek, bileğini zorlamayan bir işe verildiğini, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 10.09.2015 tarih ve 884 no.lu sağlık kurulu raporunda herhangi bir meslek hastalığı teşhisi yapılmadığının belirtildiğini, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun 13.01.2016 tarih ve 30 sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Kurul Kararında; meslek hastalığının anlaşıldığı tarihin ve dayanak raporunda 10.09.2015 tarihli ve 884 sayılı raporu olduğu ve maluliyet bırakmadığı ve kontrol gerekmediğinin belirtildiğini, bu raporda davalıya meslek hastalığı teşhisi konulmadığının belirtildiği, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 03.05.20 16... sayılı raporunda; sinir iletim çalışmasının normal, karpal tünel sendromunun saptanmadığının belirtildiği, sağ el bilek ağrısı açısından fizik tedavi önerildiği, fizik tedavi kısmında 17.03.2016 tarihinde değerlendirilen EMG ve sağ el bileği MR’ının normal olduğu, mesleki patolojinin düşünülmediğinin belirtildiği, mesleki patolojinin mevcut olmadığına karar verildiğinin belirtildiği, Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.07.2017 tarih ve 0394 sayılı kararı ile ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 03.05.20 16... sayılı kurul raporuna dayanıldığı belirtilerek davalıda sağ karpal sendromu meslek hastalığı tespit edildiğinin belirtildiği, oysa ki dayanak Meslek Hastalıkları Hastanesinin raporunda davalıda KTS ve mesleki patoloji olmadığına karar verildiğinin belirtildiği, davalının dönüşümlü olarak çalıştığı kutu katlama bölümünde kullanılan ve esasen katlama yerleri/noktaları kolay katlanabilmesi için tedarikçi firma tarafından ezilerek ve /veya kesik kesik zayıflatılarak üretilen, böylece iş yerinde kullanırken işçilerin katlamak için bilek gücü sarf etmesine gerek kalınmayan kartonları sadece 2-3 mm kalınlığında olduğuna, bu materyallerin henüz sigortalı işe başlamadan önce 2007 yılından beri kullanıldığı ve bu güne kadar ... ile aynı işte çalışan hiçbir kimsede bu hastalığa rastlanmadığının belirtildiğini beyanla davalı ...'ün yakalandığı ileri sürülen hastalığın meslek hastalığı olmadığının, davalı ...'ün herhangi bir maluliyetinin olmadığının, davalı ...'de var olduğu ileri sürülen hastalıktan davacı müvekkilinin sorumlu olmadığının tespitine, aksi yöndeki Yüksek Sağlık Kurulunun 28.10.2016 tarihli 81/14256 sayılı kararı ve bu karara istinaden davalı Kurumca tesis edilen işlemler ile davalının yakalandığı ileri sürelen meslek hasatlığından müvekkili şirketin % 100 kusurlu olduğu kanaatini içeren Sosyal Güvenlik Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 15.05.2017 tarihli ve 12198/15İR/14 sayılı kurum denetmen raporunun iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından 24.02.2016 tariinde müvekkil Kuruma yapılan meslek hastalığı bildiriminde bulunulduğunu, müvekkili Kurum sigortalılarından 1...7 sigorta sicil ve 1...2 T.C. kimlik numaralı ...'ün... İl Müdürlüğünde 2 2572 01 02 1016690 081 ... sicil sayılı dosyada işlem gören ...Emniyet ve Güv. Sis. San. A.Ş. ünvanlı işyerinde çalışmaktayken tutulmuş olduğu sağ karpal tünel hastalığı, Kurum Sağlık Kurulu tarafından alınan 13.01.2016/0030 tarih sayılı kararla meslek hastalığı olarak kabul edilmiş, ancak maluliyet gerekmediğine dair karar verildiğini, ancak işverenin itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilen dosya hakkında, Yüksek Sağlık Kurulunca verilen 10.06.2016-9462 tarih sayılı yazıda ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 10.09.20 15... sayılı SKR'nın Kurum Sağlık Kurulunca göz önüne alınarak, dosyanın yeniden değerlendirilmesinin istendiği, bunun üzerine Kurum Sağlık Kurulu tarafından yeniden değerlendirilerek alınan 26.07.20 16... sayılı kararla yine sağ karpal tünel hastalığının mesleki olduğuna karar verilmiş ve yine maluliyet gerekmediği belirtilmiştir. Bu karar üzerine işverenin yeniden itiraz etmesi ile dosya yeniden Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmiş ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından alınan 28.10.20 16... /14256 sayılı karar ile de sağ karpal tünel hastalığı meslek hastalığı olarak kabul edilmiş ve adı geçenin meslekte kazanma gücü kaybı oranı %15,2 olarak belirlenmiş ve meslek hastalığı sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, ...'ün tutulmuş olduğu meslek hastalığı hakkında Rehberlik ve Teftiş ... Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.05.20 17... 1/15/İR/14 sayılı inceleme raporunda da adı geçenin tutulmuş olduğunu hastalığın sigortalının yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan sebeplerle ve işin yürütüm şartları yüzünden oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, meslek hastalığının oluşumunda işverenin %100 oranında kusurlu olduğu belirttiğini, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca davacı ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 15.05.2017 tarih ve 121981/15/İR/14 no.lu denetmen raporunun iptalini istediğini, ilgili denetim raporu İş Kanunu 92/3 maddesi doğrultusunda gerçekleştirilmiş olup hukuki delil niteliğinde olduğu maddi vakaların tespitine dayanan bu raporun iptali talebinde davacının hukuki yararı olmadığını, müvekkili davacıya ait işyerinde 20.09.2010 tarihinden bu yana üretim işçisi olarak çalıştığını, ilk 3.5 yıl ambalajcı ve geri kalan sürede tampon markalama işinde çalıştığını, müvekkilinin sağ elindeki rahatsızlığı nedeniyle 29.12.2014 tarihinde sağ karpal tünel ameliyatı geçirdiğini, müvekkilinin iş yerinde gelişen rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle dava şartı nedeniyle reddine, tahkikata girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükümde belirtilen davacının maluliyet oranının %0 olduğu yönündeki tespite katılmakla karpal tunel sendromu adı ile bilinen mesleki hastalığa maruz kaldığı, meslek hastalığının başlangıcının 11.06.2014 olduğu yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, davalının karpal tunel sendromu bulunduğu kabul edilse bile bu duruma davalı tamamiyle kendi kusuruyla sebebiyet vermiş olup müvekkile herhangi bir kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, davalının meslek hastalığının başlangıç tarihinin 11.06.2014 olduğu tespitinin de hatalı olduğunu, Mahkemenin eksik araştırma yaptığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ATK raporlarını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu raporları ile müvekkil Kurum sağlık kurumu raporları arasında çelişki olmasına rağmen ve ATK raporlarına itirazları olmasına rağmen itirazları ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hatalı karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Bu kapsamda sigortalının Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları olan Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversite hastaneleri olup bu sunucular tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporları ve bu raporların dayanağı tıbbi belgeler Kurum Sağlık Kuruluna gönderilmektedir. Kurum Sağlık Kurulu da söz konusu belgeleri inceleyerek ruhen veya bedenen uğranan zararın meslek hastalığı olup olmadığına karar vermektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Kurum Sağlık Kurulu zararın / hastalığın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğinde olup olmadığı, fiilen sigortalının işten ayrılmasının ardından çıkan hastalıklarda yükümlülük süresinin geçip geçmediğine de .... Sigortalı veya işverenin Kurum Sağlık Kurulu kararına itirazı üzerine ise aynı süreç Yüksek Sağlık Kurulu açısından yürütülerek sigortalının hastalığının meslek hastalığı olup olmadığına Yüksek Sağlık Kurulu karar vermektedir.

3.Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına karşı, gerek sigortalı gerekse işveren tarafından itiraz edilmesi ve bu itiraz üzerine yargı yoluna başvurulması hâlinde, Mahkemece yapılması gereken, oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu noktada, iki hususun birbirinden açıkça ayrılması gerekmektedir. Birincisi, bir hastalığın "meslek hastalığı" olarak kabul edilip edilemeyeceği; ikincisi ise bu hastalık ile sigortalının çalıştığı işyeri koşulları arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığıdır. Zira, bir hastalığın genel olarak meslek hastalıkları grubuna girip girmediğine dair değerlendirme, Mahkemece belirlenen yöntemler çerçevesinde yapılmakta olup bu değerlendirme, işyerine özgü tekrarlanan sebeplerle somut hastalık arasında illiyet bağının tespitinden farklıdır. İlliyet bağının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu ve çelişki durumunda Adli Tıp Üst Kurulundan bilirkişi olarak rapor alınması mümkün iken bir hastalığın kendisinin genel olarak meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı değerlendirmesi Adli Tıp Kurumunun görev alanına girmemekte, bu husus esasen Mahkemenin uzman bilirkişilerce değerlendirme yaparak karar vereceği bir konu olarak kalmaktadır.

4.Somut olayda; 20.09.2010-08.06.2017 tarihleri arasında davacı işveren nezdinde, davalı ...'ün sağ el bileğinde oluşan rahatsızlık meydana geldiği, SGK Denetmen raporunda, davalı ...'ün davacı şirkette 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olduğu, davalının maruz kaldığı rahatsızlığın (sağ karpal tünel sendromu) SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 28.10.2016 tarihli raporunda meslek hastalığı olduğu, oran olarak % 15,2 olarak tespit edildiği ve davacı şirketin % 100 kusurlu olduğunun belirtildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu raporunda davalının maruz kaldığı hastalığın mesleki olduğu, maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu ve maluliyet oranı tayinine mahal olmadığının belirtildiği, akabinde ATK 2. Üst Kuruldan alınan raporda davalının maruz kaldığı hastalığın mesleki olduğu, maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğu ve maluliyet oranına tayinine mahal olmadığının belirtildiği görülmüştür.

Talep ve dosya içeriğine göre davalı Kurum işlemi yerinde olup, davanın tümüyle reddi gerekirken, kısmen reddi hatalı olup, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine,

2.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

3.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

5.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

6.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§