Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11953 E. 2026/285 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2192 E., 2025/909 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/240 E., 2024/179 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren ...'a ait... Kırtasiye unvanlı işyerinde 19.09.2016 tarihinden 08.04.2021 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak satış elemanı olarak çalıştığını, davalının devraldığı ve daha öncesinde de çalıştığı oyuncak ve kırtasiye dükkanında, davalının iş yerini devralması ile sigorta bildirimi yapılmadan çalıştırılmaya devam edildiğini, 19.09.2016 tarihi ve 08.04.2021 tarihleri arasında sigorta bildiriminin hiç yapılmadığını, davacıya işçilik ücretleri olarak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığı gerekçesiyle Ankara 14. İş Mahkemesi 2021/1096 E. sayılı dosyası ile dava yoluna gidildiğini beyanla, davacının 19.09.2016 - 08.04.2021 tarihleri arasında davalıların iş yeri nezdinde tam gün ve bilfiil olan çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazı olduğunu, davacının müvekkilinin işyerinde işçi olmayıp, hiç bir zaman da müvekkilin işyerinde çalışmadığını, davacının toptancılarda hamal olarak bilinen kendi nam ve hesabına yük taşıyıcılığı ve nakliye işleri yaptığı bilindiğini, davacının açtığı işçilik alacağı davasından 28.06.2022 tarihli celsede vazgeçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, buna göre araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ... Tanrısever'in 25.03.2020 - 11.11.2020 tarihleri arasında 226 gün davalı ...'a ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve feri müdahil SGK vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davacının 25.03.2020 - 11.11.2020 tarihleri arasında 226 gün müvekkil ...'a ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespit edildiğini, ancak Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının davalı işyerinde hiçbir zaman çalışmadığını, söz konusu dosyada davacının davalı iş yerinde çalıştığına dair herhangi bir resmi kayıt bulunmadığını beyan etmektedir.

2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının 19.09.20 16... .04.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 19.09.2016 - 08.04.2021 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, davacı adına davalı işyerinden herhangi bir bildirim yapılmadığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dinlenen tanıklardan ...'nin beyanları gözetilerek, bu tanığın davalı işyerinden yapılan bildirimlerine uygun sürelerde davacının da davalı işyerinde çalıştığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.

Somut olayda, Mahkemece ihtilaflı döneme ilişkin davalı işveren adına kayıtlı aynı mahiyetteki tüm işyerlerine ait dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulmalı, tanıkların hizmet cetvelleri davalı Kurumdan istenerek çalışma süreleri ve çalıştıkları işyerleri tam olarak belirlenmeli, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile süresi yönünde yöntemince beyanlarının alınması suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

§