Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11941 E. 2026/380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/906 E., 2025/902 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 19. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/34 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; davacının davalıya ait 34... plakalı araçta, 03.01.2005 tarihinden 05.07.2009 tarihine kadar şoför olarak bildirimsiz çalıştığını beyanla; davacının davalı iş yerinde çalıştığı sürelerin tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı ... vekili; yetki itirazında bulunmuş ve İş Kanunu‘nun 4/ı maddesi gereğince 3 kişinin çalıştığı iş yerlerinde İş Kanunu’ nun uygulanamayacağından bahisle görev itirazında bulunarak, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının davalıya ait araçta fasılasız çalışması olmadığını, bu yöndeki iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, talep döneminde davacının prim ödemesinin olup olmadığının, Emniyet Müdürlüğünden, başka araçlarda çalışmasının ve trafik suç ve ceza tutanaklarının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’ nun 2. maddesi geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik, şoförlük ile temin eden kişilerin esnaf sayıldıklarını, davalının geçimini münhasıran böyle sağladığının tespiti gerektiğini, davalıya ait araçta 3 kişiden fazla insan çalışıp çalışmadığının ortaya konulması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davalı ... unvanlı iş yerinin 20.07.2012 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, iş yeri ile ilgili olarak tutanak veya müfettiş raporu olmadığını, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarının Kurum kayıtlarına eş değer yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğinden çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatleri olmadığını, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, eksikliklere ilişkin Kuruma şikayette bulunmadığını ve çalışmaya başladığını, Kuruma 30 gün içerisinde eksiklikleri bildirmediğini, hizmet akdi ile çalışıldığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının iş yerinde devamlı olarak çalışmış olduğunun tanık beyanları dışında, resmi, yazılı, sağlıklı deliller ile kanıtlanması gerektiğini, hizmet akdi ile davalı iş yerinde fiilen çalıştığının ispatlanması, çalışmanın niteliğinin ve ödenen ücretin somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının gerçek ücretini ancak yazılı delille ispatlayabileceğini, bu konuda tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, Kurum kayıtlarının incelenmesini, tanık dinlenecek ise dinlenecek olan tanığın işi bilen davacıyı tanıyan, dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olması gerektiğini, Kurum kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 34... plakalı araçta; 03.01.20 05... .07.2009 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden hizmet akdine dayalı olarak sigortasız çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacının iddia ettiği dönemde davaya konu ticari takside çalıştığının tespiti talebiyle açıldığı, davalı iş yerinde çalıştığını iddia ettiği 03.01.20 05... .07.2009 tarihleri arasında davacının hizmet cetvelinde bildiriminin bulunmadığı, davanın 02.07.2013 tarihinde açıldığı dikkate alındığında hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığının anlaşıldığı, aracın aynı zamanda maliki olan davalının bahse konu ticari taksiyi 1988 yılından 2013 yılına kadar işlettiği ve gelir vergisi mükellefi olduğunun kayden sabit bulunduğu, eldeki davada fiili çalışma olgusunun dinlenilen kayıtlı tanıkların anlatımları ve trafik idari para cezası karar tutanakları ile doğrulandığı, böylelikle geri çevirme kararında belirtilen eksikliklerin giderildiği tespit edildiğinden, İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı sonucuna varılmış, davalı işveren vekili ile davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını ve davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının dikkate alınmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı ... vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini ve dinlenilen tanıkların iş yerinde bordrolu çalışanlardan ya da şef, ustabaşı, müdür gibi vasıflı personellerden olmadıklarını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki pragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü şeklinde karar verilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında kabul olması gerekirken, kısmen kabul olarak hüküm kurulmuştur. İşbu karar hatalı olup bozma nedenidir.

3.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “kısmen kabul” ibaresinin çıkartılarak yerine “kabul” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalı ...'ya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§