Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1187 E. 2026/398 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3693 E., 2024/1856 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/253 E., 2022/326 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz

şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eski eşi ...'dan yaklaşık 14 yıl önce şiddetli geçimsizlik ve aldatma nedeniyle boşandığını, 20.04.2017 tarihinde babasından aldığı yetim maaşının kesildiğini bankadan şifahen öğrendiğini, ayrıca davalı Kurumca davacıya borç bildirim belgesi gönderildiğini, davacının söz konusu bildirime itirazda bulunarak boşanmasının 20 yıl önce gerçekleştiğini, bu tarihten itibaren birlikte yaşamalarının söz konusu olmadığını dilekçesiyle belirttiğini, muvazaalı boşanma bir yana, davacının eşiyle tekrar barışma ve aynı çatı altında yaşaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davalı Kurum işleminin usulsüz, hukuk ve kanuna aykırı olduğundan bahisle, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar tedbir yoluyla ödenmesi ve davalıya borçlu bulunmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurumca yapılan tahkikat neticesinde düzenlenen raporda, davacının ve eski eşi ...'nın fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıkları hakkında yapıları araştırmada, komşuları ... ve...'ın, davacının eşiyle beraber yaşadıklarına dair beyanları, davacının ve eski eşinin bildirdikleri adreste yapılan araştırmada orada yaşamadıkları, hatta belirtilen adresin boş arazi olduğunun tespit edilmesi, hastane kayıtlarında yapılan araştırmada davacının ve eski eşinin sürekli birlikte aynı hastaneye gittikleri ve davacı için verilen telefonun eski eşi tarafından kullanıldığının tespiti, davacı ve eski eşinden alınan beyanların doğruyu yansıtmaması, çelişkili beyanlarda bulunmaları ve belirttikleri adreslerinin doğru olmamasının anlaşılması, ... Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün 09.01.2017 tarihli yazısında ... ve ...'ın 20.11.2007 tarihli eski adreslerinin Almanya Federal Cumhuriyeti olduğunun belirtilmesi, olguları birlikte değerlendirildiğinde, ... ile ... 'nın boşanmalarının muvazaalı olduğu, mahkeme huzurunda boşandıktan sonrada birlikte yaşamaya devam ettikleri ve karı koca hayatı yaşadıklarının tespit edilmesi sebebi ile müvekkili Kurumca hak sahibinin aylıklarının kesildiği ve Kurumca yapılan işlemde hukuka aykırılık olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:

"Davanın reddine, " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:

Tanıklarımızın ve tabi ki tarafsız Mahalle Muhtarının beyanlarına bakıldığında davacının boşandıktan sonra eski eşi ile birarada yaşamadığının anlaşıldığını, eski eşinin 3 müşterek çocuğu bulunduğunu, bazen düğünlerde, bazen hastalıklarda, bazen sadece çocukların sıkıntıları için bir araya gelmek durumunda kaldıklarını, eski eş ... senelerdir Düzce'de ikamet etmekte olduğunu, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçelerinde, ...'nın sigorta girişinin, müşterek oğulları ... adına kayıtlı işyerinden yapıldığı iddiasına yer verildiğini ancak davacı ile eski eşinin beraber yaşadığına delil olarak gösterilmesi akla mantığa uygun olmadığını, davacının tek geçim kaynağı babasının yetim maaşı olduüğunu tam 5 yıldır davacı sürekli oğullarından para istemek zorunda bırakıldığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§