Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11521 E. 2026/621 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1154 E., 2025/856 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/28 E., 2024/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 1998 yılında davalı şirket sahibinin maliki bulunduğu ... ... ... Ltd.Şti. unvanlı bir şirkette çalışmaya başladığı, bir yıl kadar bu şirkette çalıştıktan sonra 1999 yılında davalı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladığını, emekli olduğu 31.12.2011 tarihine kadar aralıksız davalı şirkette çalıştığını, emekli olduktan sonra da davalı işverenin talebiyle işten çıkarıldığı 15.04.2015 tarihine kadar bu şirkette kendisinden destek primi kesilerek sigortasız olarak çalışmaya devam ettiği, müvekkilin davalı şirkette işe girdiği tarihten itibaren davalı şirket sahibi ile bu kişinin sahibi olduğu bir diğer şirket olan ... İnş.Ltd. Şirketlerinde şirket sahibinin kendisine verdiği vekaletnameler ile işveren vekili olarak çalışmış, davalı şirket ile şirket sahibinin diğer şirketi adına ihalelere girmiş, teminatlar yatırmış, hak edişler almış, vergi dairelerinde uzlaşmalara girmiş, bankalardan kredi almış, tapu işlemleri yapmış, kısaca şirket sahibi adına yapılması gereken tüm işlemleri onun gibi onun adına yaptığını, müvekkil şirketteki pozisyonundan dolayı işe girdiği ilk aylardan itibaren asgari ücretin 2-3 katı net ücret aldığı, ancak davalı şirket davacı müvekkilin bordrolarını asgari ücret üzerinden düzenlediği, sadece son 3 ay davalı işveren, davacı müvekkilin maaşını 1.500,00 TL'den bildirdiği, ancak müvekkilin emekli olduğu 2011 yılındaki net aylığının 1.750,00 TL olduğu, davacı müvekkilin sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden hesaplanarak kendisine emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespiti ile şimdilik 1,00 TL fark emekli aylığının davalı Kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacının ileri sürdüğü çalışma sürelerinin doğru olmadığını, davacının müvekkil şirkette vasıfsız işçi olarak çalıştığını, asgari ücretten fazla ücret almasını gerektirecek bir vasfı da bulunmadığını, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, ödenmeyen sigorta primlerinden işverenin sorumlu olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı iş yerinde son aya ilişkin (2015/4) 3.371,18 TL (brüt) ücretle çalıştığının ve hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilmesinin tespitine, davacının önceki dönemlere ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... İcra Dairesinin 2022/10069 Esas sayılı dosyasında alınan 03.01.2024 tarihli 254.833,72 TL'lik tahsilat makbuzu ile yapılan tahsilatın tarafına ödendiğine ilişkin 16.01.2024 tarihli 240.404,06 TL'lik reddiyat makbuzlarından görüldüğü üzere, davacının gerçek ücreti üzerinden hüküm altına alınan ve ... İcra Dairesinin 2022/10069 Esas Sayılı takip dosyasıyla takibe konulan 565.781,62 TL tutarındaki işçilik alacakların tamamının tahsil edildiğini, davacının, çalıştığı süre boyunca asgari ücretle çalışan işçilerin 2.805 katı tutarında net ücret aldığının sabit olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, Kurumun bildirilen hizmetlere göre işlem yaptığını, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte belge olduğunu, tanık beyanları dikkate alınarak oluşturulan hükmün hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmaya elverişli raporlar olmadığını, taraf olmadığı dava ve icra dosyalarında yapılan işlemlerin Kurumu bağlamayacağını, davacının davasını ispat edemediğini belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının "....işçi ve teknik elemanlarla sözleşmeler yapmaya, feshetmeye, Sosyal Sigortalar bordro ve bildirgelerini işveren vekili sıfatıyla tanzim ve imzaya..." yetkileri bulunduğunu, davacı kendi iddiasına göre tüm bu gücü elinde bulundurmasına rağmen kendi sigorta giriş çıkışını yapmadığını, çalıştığı halde emekli maaşı ve normal maaş almaya devam ettiğini, davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, hükme esas alınan para makbuzlarının, yalnızca davacı tarafından düzenlenmiş, imzasız ve tarihsiz olduğunu, somut delillerle desteklenmeyen tanık anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, davacının işveren vekili olduğu iddiası kabul edilerek işbu davada karar verildiğini, davacının işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının kendi kusur ve ihmaliyle oluşan eksik bildirimler nedeniyle şirket aleyhine dava açmasının kabul edilemez olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporlarının, tanık anlatımlarına aşırı derecede itibar etmekte, makbuzlar ve belge içerikleri yeterli teknik analiz yapılmadan değerlendirmeye alınmakta, şirketimizin banka ve muhasebe kayıtlarına erişilmeden eksik ve yetersiz incelemeyle rapor hazırlandığını, davacının farklı işverenlere ait iş yerlerinde geçen sürelerinin de şirketimize mal etmeye çalışıldığını belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının davalı şirkette çalıştığı sırada sigorta primlerinin Kuruma eksik bildirildiği iddiasıyla açılan prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§