Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/11515 E. 2026/170 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/649 E., 2025/1168 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 6. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/316 E., 2024/275 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait iş yerinde 15.05.2018 başlangıç tarihli sözleşme ile tam zamanlı olarak asgari ücretle çalışmaya başladığını, işi, iş yerinde kayıtlı olarak hizmet alacak olan çocukların hastanedeki tüm işlemlerini yürütmek, iş yerinde büro faaliyetlerini yapmak ve mesai saatleri dışında aileleri ziyaret etmekten ibaret olup sabah 8.30'da hastaneye giden davacı 16:00'a kadar hastanede çalışmakta, daha sonra iş yerine gelerek çalışmasını burada 19.00'a kadar sürdürmekte ve mesai dışında ayda ortalama 10 seferde aileleri görmeye gittiğini, çalışma düzeninin kesintisiz olarak 31.07.2019 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte işverence bir takım evrakların arasına gizlenen 40.000 TL bedelli taahhüdü fark eden ve imzalamak istemeyen müvekkil toplam hizmet süresi 14,5 ay olan iş sözleşmesini sonlandırdığını, bu tarihte SGK kayıtlarını kontrol eden müvekkilinin, işveren tarafından yalnızca 2018/9. ayda 28 gün, 2018/10.ayda 10 gün, 2018/11.ayda 5 gün, 2019/7.ayda 4 gün olmak üzere toplam 47 gün bildirimde bulunulduğunu gördüğünü, SGK'ya bildirilmeyen toplam sürenin yaklaşık 13 ay olduğunu, 12.07.2019 - tarihinde yapılan sonraki sözleşme kısmi süreli olarak yapılmasına rağmen davacının çalışması çalıştığı süre boyunca tam zamanlı olarak gerçekleştiğini, çalıştığı sürece davacıya işçi hak ve alacaklarının çok önemli bir bölümü ödenmemiş olup işbu davanın sonuçlanmasından sonra bu talepler kapsamında ayrıca davanın açılacağını, bu nedenlerle davacının davalı şirket nezdinde (kayıtlı 47 gün hariç olmak Üzere) 15.05.2018 - 31.07.2019 tarihleri arasında asgari ücretle tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe giriş bildirgesi bulunmuş olmasına rağmen bordrolarda çalışma kayıtlarına rastlanılamadığını, Kurum kayıtlarının esas olup, davacı bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, davacının işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.05.2018 tarihli sözleşme ile müvekkil şirkette çalışmaya başlamadığını, bu tarihte şirketin iş yeri ruhsatı bulunmadığını, ruhsat tarihinin 31.05.2018 olduğunu, davacının sabah saat:08.30'da hastaneye gidip 16.30'a kadar burada çalışması gibi bir durum olmadığını, işinin en fazla günlük 1,5 - 2 saat arası sürdüğünü, hastane işlerinden başka bir çalışması olmadığını, bildirilen süreler dışında çalışması olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile;

Davacının davalıya ait iş yerinde 01.12.2018-30.06.2019 tarihleri arasında kısmi süreli çalışması nedeniyle bildirilmesi gereken sigortalılık hizmet süresinin her ay için 6 gün olarak tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ;15.05.2018 - 31.07.2019 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığını, tanık beyanlarının bu durumu doğruladığını, davalı işverence kurulan whatsapp haberleşme grubundan çalışma döneminde günün her saatinde davacıya emir ve direktifler verildiği ve yazışmalar yolu ile haberleşildiğine ilişkin olarak 70 sayfada 280 görüntü olarak dava dosyasına sunulduğunu, bilirkişi raporunda da davalı işverenlik ile yaptığı telefon görüşmelerinin tespit edildiğini, bilirkişi raporunda tam zamanlı çalıştığı hususunun tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ve iddialarını ispatlayamadığını, bilirkişi raporu da eksik inceleme neticesinde hazırlandığını, raporda davalı lehine belirtilen hususların mahkemece dikkate alınmadığını, davacı lehine tanıklık yapan tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

Somut dosyada, davacının hizmet cetveli incelendiğinde; 03.09.2018-11.11.20 18... .07.2019 - 17.07.2019 tarihleri arası iş yerinden bildirimleri olduğu, 2018/09 döneminde davalı işverenlik tarafından 28 gün çalışma bildirildiği, diğer aylarda 7 kodu ile eksik gün bildirimlerinin bulunduğu, 2019/7 döneminde eksik gün nedeni 6 (kısmi çalışma) ile bildirimlerinin bulunduğu görülmektedir. Mahkemece 2018/09 döneminde işe giriş tarihiden sonra 28 gün kesintisiz çalışma bildirilmesine rağmen sonraki aylarda eksik gün bildirimlerinin bulunduğu ancak kısmi bildirim yapılmasını gerektirecek şekilde çalışmanın niteliğinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı, var ise değişikliğin sebepleri açısından herhangi bir inceleme yapılmadığı, eksik bildirim yapılmasını gerektirecek hususların değerlendirilmediği, noter aracılığı ile yapılan kısmi süreli iş sözleşmesinin 12.07.2019 tarihli olduğu akabinde davacının iş yerinden ayrıldığı dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine sözleşmenin tüm çalışma dönemine esas alınmak suretiyle çalışma süresinin belirlenmesi hatalı olup; tanıkların çalışma saatlerine ilişkin vermiş olduğu beyanlar, dosya kapsamındaki deliller, 4857 sayılı İş Kanunu 66/c maddesi hükümleri gereğince değerlendirme yapılmalıdır. Davacının 15.05.2018 tarihinde çalışmaya başladığı yönündeki iddiası yönünden, bildirimi bulunmayan 2018/05-2018/09 ayları arasındaki çalışma yapıldığına dair davalı işverenlik ortak ve yetkilileri ile yaptığı görüşmelere ilişkin HTS kayıtları ve whatsapp mesajlaşma içeriklerinin dosyaya sunulduğu görülmektedir. HMK. 199 maddede "Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir." hükmü düzenlenmiştir. HMK 199 madde gereğince elektronik ortamdaki veriler, bu kapsamdaki yazışmaları belge niteliğindedir. Bu itibarla yazılı belge niteliği nedeniyle davacının dayandığı bu yazışmalara belge olarak incelenmeli, davacının belirtilen dönemde çalışması olup olup olmadığı tespit edilmeli, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§