Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/10566 E. 2026/593 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/324 E., 2025/564 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/50 E., 2024/231 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ... ... A.Ş. vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.03.2013 tarihinde davalı şirketin yapımını üstlendiği ...şantiyesinde şantiye sorumlusu olarak işe başladığını ve 25.09.2013 tarihine kadar davalı iş yerinde çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin en son 3.500,0 TL maaş aldığını, müvekkilinin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortasının yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak hiçbir surette sigorta bildiriminin dava dışı ilgili Kuruma yapılmadığını tesadüfen öğrendiğini, müvekkilinin bu durumu davalı şirket yetkilileri ile görüşmeye çalıştığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin bu aramalarına mesajlarına cevap verilmediğini ve müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmadığını, ... yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgelerinde fenni mesul sıfatıyla müvekkilinin isminin bulunmasının davalı şirket bünyesinde şantiye görevlisi olarak çalıştığının en açık kanıtlarından biri olduğunu, inşaat aşamasında çekilen müvekkiline ait fotoğraflar, davalı şirket yetkilisi ... ...'in ... paylaştığı müvekkiline ait fotoğraflar, davalı şirket yetkilileri ile müvekkili arasında geçen ... yazışmaları ve SMS kayıtlarının müvekkilinin davalı iş yerinde çalıştığının en açık ve kesin kanıtı olduğunu beyanla müvekkilinin davalı iş yerinde 18.03.2013-25.09.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ve bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurumda 4/1-a ve 4/1-c kapsamında sigorta kaydının bulunduğunu, davacının tescil ve hizmet dökümlerinden iddia ettiği dönemde herhangi bir sigorta kaydının bulunmadığını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... ... ... A.Ş. vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 18.03.2013-25.09.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının prime esas kazanç tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bahse konu davanın niteliği ve Yargıtayın yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme kararının hatalı olduğunun aşikar olduğunu, zira prime esas kazancın tespiti hususunda yazılı delille ispat şartı aranmadığı gibi prime esas kazancın, her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, dosya kapsamında dinlenen davacı ile davalı tanıkları ile bordro tanıklarının tamamının davacının davalı şirkette şantiye sorumlusu olarak çalıştığını beyan ettiğini, davacının davalı şirketteki çalışma dönemi boyunca şantiye sorumlusu olarak çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda asgari ücretle çalışan olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının aylık ücretinin miktarına ilişkin iddiasının tanık beyanları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporlarının dilekçe ekinde mevcut olup raporlarda davacının ücretine ilişkin yapılan tespitler ve araştırmaların iddialarını destekler nitelikte olduğunu, şantiye sorumlusu olarak çalışan davacının aylık ücretinin iddialarını doğrular şekilde ve 3.500,00TL olduğunun aşikar olduğunu, Mahkemece Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulmaksızın dosya kapsamında eksik inceleme yapıldığını ve yazılı delil ile ispat şartı sağlanmadığından bahisle emsal ücret araştırması dahi yapılmaksızın prime esas kazancın tespiti yönünden davalarının reddine karar verildiğini, usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davanın davacı tarafından hizmet akdine tabi olarak yanında çalıştığını iddia ettiği işveren ve kanuni hasım olarak müvekkil Kurum SGK Başkanlığı fer'i müdahil gösterilmek suretiyle hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebini içeren ‘Hizmet Tespiti’ davası olduğunu, 6100 sayılı HMK m.69/1. e göre ‘müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir’ hükmü doğrultusunda yargılama sonunda fer’i müdahil olan müvekkil Kurum aleyhinde hüküm tesis edilmemesi, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının müvekkil Kurumda 4/1-c kapsamında sigorta kaydının bulunduğunu, müvekkil Kurum tescil ve hizmet dökümlerinden anlaşılacağı üzere; davacının iddia ettiği dönemlere ilişkin sigorta kaydının bulunmadığını, müvekkil Kurumun davalı işverenin bildirimleri üzerine işlem tesis ettiği için aksi ispat edilinceye kadar müvekkil Kurum kayıtlarının doğru olduğu karinesi gereğince hizmet dökümünde yer alan sicil kayıtları doğrultusunda hüküm verilmesi dolayısıyla işbu davanın reddinin gerektiğini, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanması, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle ispat edilmesi, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi, davalı işverenler ve SGK nezdindeki kayıtların getirilmesi ve davacının iddialarının değerlendirilmesi, mutlaka tanık dinlenilmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen beyanlarının hükme esas alınmaması, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmamasının dikkate alınması gerektiğini, müvekkil Kurumun işverenlerin bildirimi üzerine işlem yapmakta olup, hizmet tespitine ilişkin değerlendirmelerde müvekkil Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ve Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında esas sorumlu ve husumetin yöneltilmesi gereken ...Turizm'in davaya dahil edilmediğini, Mahkemenin gerekçeli kararında ... ile davacı asil arasında bağlantı olmadığına karar verdiğini, ancak bu hususu gerekçelendirmediğini, ayrıca Mahkemenin Bölge Adliye Mahkemesinin bozmasına uymamasının direnme niteliğinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında direnmenin mümkün olmadığının ise izahtan vareste olduğunu, Mahkemece kabulüne karar verilen 18.03.2013-25.09.2013 tarihleri arasında davacının çalışma olgusunun varlığına ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin, dinlenen taraf ve bordro tanıklarının beyanlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, tanık ifadelerinin salt davacının beyanlarına göre verilen beyanlar olup duyum üzerine ve yanlı beyanlar olduğunu, tanıkların beyanlarında genel olarak davacıyı şantiyede gördüklerini beyan etseler de hangi firmada çalıştığını bilmediklerini beyan ettiklerini, dava konusu işyeri alanı olan şantiyede işveren ve pek çok alt-işveren olup husumetin yalnızca müvekkile yöneltilmesinin kabul edilebilir olmadığını, diğer firmaların ve onların da tanıkları ve bordro tanıkları dinlenilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olmadığını, dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının ... A.Ş.'nin sorumluluğu altında olup müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu ve yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, davacının ... A.Ş. adına çalışma yaptığına dair sunmuş oldukları 19.04.2013 tarihli belgenin bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını ve dahi bu belgeye ilişkin yapılan imza incelemesi sonucu düzenlenen 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının 19.04.2013 tarihli protokol ile müvekkil şirket ... ... ... A.Ş.'nin kendi özlük haklarıyla ilgili hiçbir sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığını kabul ve taahhüt ettiğini, dosya içerisine sunulmuş olan belge ve bilgilerden de anlaşılacağı üzere davacının belirtmiş olduğu tarihlerde ...İnşaatı'nın şantiye sorumlusu ... olup davacının davaya konu etmiş olduğu tarihlerde söz konusu inşaatta şantiye sorumlusu olarak herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, söz konusu inşaatta çalışan herkesin ücretinin tam olarak yatırıldığı ve sigortalarının da yapıldığını, davacının sorumluluğu müvekkil şirkette olmayıp ... A.Ş. 'de olduğunu, imza incelemesi eksik bilgi ve belge ile yapılmış olup alınan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ve mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... ... ... A.Ş. vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§