Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/10068 E. 2026/594 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2270 E., 2025/782 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/351 E., 2023/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket bünyesinde ... 01.09.1999 tarihinden beri kadrolu gazeteci olarak görev yaptığını, davacının o zamanki adıyla ... A.Ş.'nin ... Merkezinde 01.09.1999 tarihinden itibaren görevlendirilmesi ve maaşının belirlenmesi yazısının ...imzasıyla ... genel merkezine yazıldığını, davalı şirketin bu tarihten itibaren 01.06.2014 tarihine kadar her ay düzenli olarak davacının hesabına 1500 DM, Euroya geçiş sonrasında da karşılığı 767 Euro net maaş aldığını, bu tarihten sonra da kendisine hiçbir açıklama yapılmadan iş akdine son verildiğini, davacının davalı şirkete karşı Bakırköy 25. İş Mahkemesinde kıdem tazminatına ilişkin olarak 2015/99 E. dosyasında dava açıldığını, alacak davasında talimat yolu ile ... dinlenen tanıklar ... ve ...'nın davacının gazetecilik mesleğinden kaynaklı 7 gün 24 saat çalıştığını beyan ettiklerini, ... çalışmaya ilişkin tüm tanıkların ... yaşaması ve tanıkların dinlenmesinin masraflı ve uzun süreç alacağından bu dosyada dinlenen tanıkların işbu davada dikkate alınmasını, davacının medya kuruluşlarında her gün yazı yazan, haber üreten, fotoğraf çeken, karikatür çizen, dolayısıyla her gün tüm mesaisini bu işe veren ücretli tanımlamasına girmesine rağmen “telifli” ve “gserbest gazeteci” gösterildiğini, bu sebeple davacının davalı tarafından ücretli çalışan değil sanki dışarıdan zaman zaman haber sağlayan gazeteci olarak değerlendirilip mağdur edildiğini, çalışmasının Türkiye'de hiçbir resmi kurum ve ...'ya bildirilmediğini, bu nedenlerle davacının 01/09/1999-03/10/2014 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde ... geçen gazetecilik hizmetlerinin sadece Sosyal Güvenlik açısından değil açılan kıdem tazminatı davasına esas teşkil edecek şekilde gazetecilik hizmetlerinin telif sözleşmesi kapsamında olmayıp işçi işveren ilişkisi içinde geçtiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette iş sözleşmesi kapsamında herhangi bir çalışması bulunmadığını, serbest gazeteci olarak davalı şirkete telif ilişkisi kapsamında haber gönderdiğini, ekte sunduğu belgelerden görüleceği üzere davacının 01.09.1999-01.06.2014 tarihleri arasında dava dışı ...... şirketinde kadrolu olarak çalıştığını, bu dönemde haricen ve kendi işine ek olarak davalı şirkete de telif hizmeti verdiğini, bu tarihlerde davacı ile davalı şirket arasında ilişkinin telif ilişkisi olduğunu, taraflar arasında 01.09.1999 tarihinde telif sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin araştırıldığını, bulunduğunda sunulacağını, davacının hiçbir zaman davalı şirket sevk ve idaresi altında çalışmadığını, kendisinden serbest gazeteci sıfatıyla parça başı haber alındığını, gönderdiği haberler karşılığında kendisine ödeme yapıldığını, salt haber gönderemediği ya da az gönderdiği aylarda mağdur olmaması için kendisine aylık ödeme yapıldığını, davacının ... da kadrolu olarak çalışmasının dahi davacının haksız olduğunu gösterdiğini, davacı gibi serbest gazeteci olarak çalışan ... ... isimli Bakırköy 3. İş Mahkemesi 2015/232 sayılı davacı ile aynı talepleri olan davada, davacının çalışmasının 5 06... sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, dosyaya sunulan telif sözleşmesinin hizmet akdi niteliğinde olmadığı, bu sözleşmeye göre tespit yapılamayacağından davanın reddine karar verildiğini, bu kişinin davacıyla aynı dönemlerde aynı işi yapan kişi olduğunu ve emsal karar doğrultusunda çalışmasının İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının ... dava dışı ...... şirketinde kadrolu olarak çalıştığını, iş akdinin şirketin küçülme kararı neticesinde 06.12.2013 tarihinde yapılan ikale anlaşması ile ... Kanunlarına göre 5 aylık ihbar süresi sonunda 31.05.2014 tarihinde tüm hakları ödenmek suretiyle sona erdirildiğini, buna ait ikale sözleşmesinin ekte sunulduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden ve belirttiği nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil ... Vekili Cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacıya ait ... kayıtlarında davacının davalı yanında hiçbir kaydı bulunmadığını, davacının iddiasını Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle ispatının gerektiğini, fiili çalışma kapsam durumunun araştırılmasını, dönem bordrolarındaki tanıkların dinlenmesini, yazılı sınırları aşan ücret iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, sayılan gerekçelerle davanın reddini savunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'un davalı şirket bünyesinde; 01.09.1999 - 03.10.2014 tarihleri arasında, (davacının dava dışı ... iş yeri sicil numaralı iş yerinden görünen 01.02.2014-14.02.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin düşülmesi neticesinde bakiye davalı bünyesindeki çalışmalar yönünden) son ücretinin 767,18 Euro olarak aldığı ücretle hizmet akdi çerçevesinde çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği tarih aralığında, 48 57... sayılı kanunlar kapsamında hizmet ilişkisine dayanan ve bağımlılık unsurunu barındıran bir çalışma söz konusu olmadığını, davacının çalışmalarının Basın İş Kanunu'na da tabi olmadığını, isticvap talepleri dikkate alınmadan eksik değerlendirme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.

Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; esasa girilmeden hak düşürücü süre bakımından reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini, dosyada dinlenen tanıkların bu tip davalarda Yargıtayın tanıklık edebilmek için aradığı niteliklere sahip olmadığını, tanıkların işe giriş ve çıkış tarihlerine ilişkin net bir bilgi vermedikleri gibi işin sürekli olup olmadığı ve mahiyetinin yöntemince araştırılmadığını, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu üzerinde durulması, kapsama dışı dönemlerin tespit konusunda dikkate alınması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusu titizlikle araştırılması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti istemine ilişkindir.

1.Hizmet akdini, konusu iş görme borcu doğuran diğer borçlar hukuku sözleşmelerinden ayırt etmek bazen oldukça zor olabilmektedir. Bu sözleşmelerde ortak yön, bir iş görme borcunun mevcut olmasıdır. İş Kanunu m.8’de, “…bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir…” diyerek iş sözleşmesini tanımlamıştır. 818 sayılı BK m.313’de “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona ücret vermeği taahhüt eder…” şeklinde tanımlanmıştır. 01.07.2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK m.393’de ise “…işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanım yapılmıştır. Bu şekilde hizmet akdinin kanuni unsurları, “iş görme”, “ücret” ve “bağımlı çalışma” olarak ortaya çıkmaktadır.

2.Hizmet akdini, diğer iş görme borcu olan sözleşmelerden ayıran temel unsur “bağımlılık” unsurudur. Bağımlılık; işçinin, işverenin talimatına göre ve onun denetiminde çalışmasını ifade eder. İşçinin, iş yerinde çalıştığı tüm yönetimin işverence belirlendiği iş ilişkilerinde “bağımlılık” unsurunu tespit etmek daha kolaydır. Uygulamada şu hallerde bağımlılık unsurunun bulunduğu kabul edilir: a- İşin işyerinde yapıldığı, b- Malzemenin işveren tarafından sağlandığı, c- İş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat aldığı, d- İşin iş sahibi veya yardımcısı tarafından kontrol edildiği e- Sermaye koymadan kendisine ait iş organizasyonu olmadan faaliyet gösterdiği f– Ücretin ödeniş şekli… Bu durumlarda dahi çalışanın iş yerinde üretim araçlarına sahip olup olmamasına, kar ve zarara katılıp katılmamasına, karar verme özgürlüğüne sahip olup olmamasına göre “bağımlılık” unsurunun somut verilere göre değerlendirilmesi gerekir. “Bağımlılık” unsurunu mutlak ve her hukuki ilişkide birebir aynı ölçütlerde tespit etmek mümkün değildir. Atipik hizmet ilişkilerinde ise “bağımlılık” unsuru değişmiş, esnek çalışmaya dönüşmüştür. Fakat bu ilişkilerde de hizmet akdinde bulunması gereken “bağımlılık” ilişkisinin, esnek de olsa mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu belirleme “işçinin işverene ait iş organizasyonu kapsamında çalışmasına” göre yapılmalıdır.

3. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma neticesinde kurulmuştur. Bu davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerekir. Hak kayıplarının ve gerçek dışı sigortalılıkların önlenmesi amacıyla tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, Mahkemece re'sen gerekli deliller toplanmalı ve tüm deliller serbestçe değerlendirilmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin kanun kapsamında olup olmadığı belirlenmeli; iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne işin yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği; çalışmanın sürekli veya kısmi zamanlı olup olmadığı eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır. Tanıkların ifadeleri değerlendirilirken inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları; işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri, uzun yıllar öncesine ait bilgileri nasıl hafızalarında korudukları üzerinde durulmalıdır. Re'sen araştırma kapsamında taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün olduğunca işyeri yetkilileri ve işyerinde çalışan diğer kişiler ile başka bilebilecek tanıklar dinlenerek beyanlar denetlenmeli, böylece çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

4.Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında davalı işveren; davacının 01.09.1999-01.06.2014 tarihleri arasında, ... ... yasalarına göre kurulmuş olan dava dışı ...... şirketinde kadrolu olarak çalıştığını, bu dönemde haricen ve kendi işine ek olarak davalı şirkete de telif hizmeti verdiğini savunmuş olup Mahkemece bu husus araştırılmamış ve davacının ... sigorta bildirimi olup olmadığı tespit edilmeden hüküm kurulmuştur. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle ... Sosyal Güvenlik merciilerinden davacının sigorta bildirimleri sorulmalı, ücretin nasıl belirlendiği, telif ücreti mi, aylık mı olduğu, ekstra ödeme yapılıp yapılmadığı konuları ve davacının talebe konu dönemde dava dışı başka bir iş yeri nezdinde çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, var ise ... ile yapılan sosyal güvenlik sözleşmeleri de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§