"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/225 E., 2024/130 K.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.02.1989 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığı olduğu, 27.07.1990 tarihine kadar devam ettiği, sonrasında 30.07.1990 tarihinden itibaren 0...0 Bağ-No.su ile Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olduğu ve bu sigortalılığı 30.09.2008 tarihine kadar devam ettiği, en son tekrar 01.10.2008 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ve bu sigortalılığının 13.06.2012 tarihine kadar devam ettiği, davacının 600 günlük askerlik borçlanması bulunduğu, davacının 13.06.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.07.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının bağlanan yaşlılık aylığının olması gereken miktarın altında olduğu, bu konuda davalı Kuruma müracaat edildiği, Kurumun 04.09.2012 tarihli cevabında maaşında herhangi bir hata olmadığı gerekçesinin bildirildiği iddiasıyla davacının isteğe bağlı sigortalılıkta en son bulunduğu basamağın karşılığı olan tutarın dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma... Bağ ve ... tahsis numarası ile kayıtlı olduğu, davacının tarım Sigortalılığını Bağ-Kur'a giriş bildirgesi ... Köyü muhtarlığına imzalatılmış ve 20.01.1989 tarihi itibari ile Kuruma kayıtlarına intikal ettirdiği, 2926 sayılı Kanun'un 34. maddesine göre sigortalılığının başladığı tarihte 33. maddeye göre, belirlenen aylık gelir Basamaklarından ilk oniki basamaktan dilediğini seçer ve en geç 3 ay içinde Kuruma vereceği giriş bildirgesi üzerinden yazılı olarak bildirilmesi gerektiği aksi halde 1.basamağı seçmiş sayılacağı, davacının Kanunun 33. maddesine göre prim ödemek için 1.basamağı seçtiği ve 01.02.1989 tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığını başlattığı, Kuramı Köyü muhtarının beyanına göre, 27.07.1990 tarihinde sigortalılığının durdurulduğu, 30.07.1990 tarihinde 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak sigortalılığının yeniden başlatıldığı, davacının bu kanuna tabi olarak isteğe bağlı sigortalı primi ödemekte iken 8348 üye numarası ile 18.01.2001 tarihinde... Odasına çiftçilik kaydı yaptırdığı, bu kayda istinaden 30.09.2008 tarihi itibari ile isteğe bağlı sigortalı kaydının durdurulduğu, davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının 4 no.lu bendine tabi olarak Tarım Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı bağlandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 13.04.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararla davacının davasının kabulü ile aylığının Temmuz 2012 ayı için 30 gün üzerinden ek ödeme ve var ise kesintiler sağlık vs. gibi hariç olmak üzere 817.10 TL olarak hesaplanmasına,Temmuz 2012 ayı için kıst ödemenin ek ödemenin ve diğer kesintilerin Kurumca bu miktar esaslar olarak ve sonraki aylıklarda ve artışlarda bu miktarın esas alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 13.04.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/149 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 23.05.2016 tarihli ve 2015/12513 Esas, 2016/8166 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamaz.
Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarının toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının Ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre Ocak ve Temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir.
Hal böyle olunca, davacıya ay be ay ödenen aylıklar ile bağlanan aylıkta esas alınan tüm verileri içeren tahsis dosyası celp edilmeli, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden basamak tespiti ve aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 02.03.2017 tarihli ve 2016/235 Esas, 2017/44 Karar sayılı kararla davacının davasının kabulü ile aylığının Temmuz 2012 ayı için 30 gün üzerinden ek ödeme ve var ise kesintiler sağlık vs. gibi hariç olmak üzere 465.93 TL olarak hesaplanmasına,Temmuz 2012 ayı için kıst ödemenin ek ödemenin ve diğer kesintilerin Kurumca bu miktar esaslar olarak ve sonraki aylıklarda ve artışlarda bu miktarın esas alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 02.03.2017 tarihli ve 2016/235 Esas, 2017/44 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 16.06.2020 tarihli ve 2017/1955 Esas, 2020/3266 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada, mahkemece verilen 13.04.2015 tarihli karar, Dairemizin 2015/12513 E. - 2016/8166 K. sayılı İlamı ile özetle, '…davalı Kurumdan, 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılık süreleri gözetilerek, davacının yaşlılık aylığında esas alınması gereken basamakları ile basamak intibakı sonucu oluşacak prim borcunun varlığı sorularak belirlenmeli ve anılan borcun ödenmesi için davacıya süre verilmeli, sonrasında bu basamaklara göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığı tutarı Kurumdan sorularak tespit edilmeli, davacının Kurumca belirlenen basamak ve yaşlılık aylığı miktarına itiraz etmemesi halinde bu tutarlar esas alınarak hüküm kurulmalıdır.
Davacı tarafından Kurumca belirlenen basamak ve aylık miktarına itiraz edilmesi halinde ise, belirlenen ilkelere göre gerektiğinde bilirkişi marifeti ile basamakların tespitinden sonra yaşlılık aylığı miktarının belirlenmesi…' gereklerine işaret edilerek araştırma yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle davacı hakkında uyulan bozma ilamı kapsamında, davalı Kurumdan hesap verilerinin istenilmesi ile 1479 sayılı ve 2926 sayılı Yasalar kapsamındaki sürelerin intibakının yapılması halinde aylığa esas alınması gereken basamağın ve yine a1 aylığında 1999 yılı basamağının tespiti ve aylık miktarının tespit edilmesi, bu kapsamda davacının intibak nedeniyle oluşabilecek fark prim borcu olup olmadığının da yine Kurumdan sorularak belirlenmesi ve 30.07.1990 tarihi itibari ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki tescile esas basamağın tespitinin ardından aylık miktarının yine davalı Kurumdan tespit edilmesi, buna itiraz edilmesi halinde ise, uyulan bozma ilamı kapsamında miktarının belirlenmesi için denetime elverişli bir hesap raporu aldırılması suretiyle, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının aylığının Temmuz 2012 ayı için 30 gün üzerinden ek ödeme ve var ise kesintiler sağlık vs. gibi hariç olmak üzere 817,10 TL olarak hesaplanmasına, Temmuz 2012 ayı için kıst ödemenin ek ödemenin ve diğer kesintilerin Kurumca bu miktar esas olarak ve sonraki aylıklarda ve artışlarda bu miktarın esas alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumun yaptığı işlemlerin mevzuata uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarının tespitine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.