"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/183 E., 2023/414 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına SGK aleyhine Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2014/1075 Esas sayılı dosya ile dava açtıkları, davayı görev yönünden reddettiği, bu karar üzerine eldeki bu davayı açtıkları, davacı şirket hakkında T.C. ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 24.02.2012 tarihinde denetim yaptığı, yetkililerin Ocak 2012 ayına ait sigortalı çalışan listesinin bir suretini aldıkları, bilahare ...Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından şirketin işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığı iddiasıyla 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde belirtilen destekten faydalandırılmayacağının bildirildiği, denetimin uygun şekilde olmadığı, şirketin hizmet verdiği sektörde sürekli işçi sirkülasyonu yaşandığı, bu nedenle sicilsiz tahakkuk durumuna rastlanmasının mümkün olduğu, Kurum tarafından 19 işçinin sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiği, bu kişilerin işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin verilmediği iddia edilerek işlem yapıldığı, şirketin Kurum işlemine itiraz ettiği ancak itirazın reddedildiği, ancak 19 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin Kuruma zamanında ve eksiksiz olarak bildirildiği iddiasıyla ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 03.11.20 13... .382.365 sayılı %5 primi indirimi uygulanmasının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... sicil numarasıyla 15.01.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, T.C. ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 05.03.2012 tarihli ve 532 sayılı yazısı ve ekindeki mesleki bilgi formlarının incelenmesi neticesinde ...., ... ... ..., .\. ..., ... ..., . ..., ... . ve ... isimli sigortalıların Şubat 2012 döneminde; bildirimlerinin yapılmamasından dolayı işyerinden 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarına 03.12.20 13... .377.965 sayılı yazı ile sigortalılar adına işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri ve ek APH belgelerinin talep edildiği, yasal süresinde işlem yapılmaması üzerine, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin a/2, c/4, j fıkraları gereği 03.12.20 13... .366.305 sayılı yazı ile 37.144,35 TL tutarında idari para cezası tahakkuk ettirildiği, işverenin itiraz ettiği, itirazın reddedildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.05.2022 tarihli ve 2021/261 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararla davacının davasının kabulü ile davacı şirket hakkında davalı ... tarafından verilen 03.11.20 13... .382.365 sayılı %5 prim indirimi uygulanmasının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/261 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1897 Esas, 2022/1880 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1897 Esas, 2022/1880 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 11.04.2023 tarihli ve 2022/12887 Esas, 2023/4060 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Eldeki davada ise, davacının davalı Kurumun (sehven 03.11.2013 tarihi yazılsa da) 03.12.2013 tarihli ve tarih 19.382.365 sayılı işleminin iptalini talep ettiği anlaşılmakta ise de, dava konusu olan Kurum işlemi incelendiğinde, davacı hakkında dava dışı 19 sigortalının 24.02.2012 tarihli denetim tarihi itibari ile çalışmalarının tespit edilmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerinden 1 yıl süre ile faydalandırılmasının iptali yanında, ayrıca 4447 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden 1 yıl süre ile, 4447 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden süresiz, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden de 1 yıl süre ile faydalandırılmasının iptaline karar verilerek bu teşvik hükümleri uygulanmaksızın prim belgelerinin davacıdan talep edildiği, aksi halde kurumca resen tanzim edileceğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle davacı şirketin sadece 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile aksi kurum işleminin iptalini mi yoksa 4447 sayılı Kanun'un geçici 7, geçici 9 ve geçici 10 uncu madde hükümlerinin de iptaline ilişkin olan kurum işlemi ile beraber 5510 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olarak mı davasını açtığı tespit edilmeli, bu yönde alınacak açıklama sonrasında davacının talebinin hangi teşvik iptaline yönelen kurum işleminin / işlemlerinin iptaline yöneldiği belirlendikten sonra tüm yasal dayanaklar dikkate alınarak bir inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir..."
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum işleminin dayanağının 24.02.2012 tarihli denetim sırasında sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen işçilerin aslında davacı tarafından Kuruma işe giriş çıkışlarının bildirildiği ve çıkışları yapılan kişilerden denetim tarihi olan 24.02.2012 tarihi itibariyle ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ile ...'ın dava dışı işyerinde çalıştığı, ancak davacı işletmenin denetim sırasında vermiş olduğu listede işten ayrılan kişilerin belirtilmediği ve sözlü olarakta beyan edilmediği anlaşıldığından, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2014/1076 Esas, 2015/2472 sayılı Kararı da nazara alınarak davacı şirketin 19 kişiyi sigortasız çalıştırdığına ilişkin davalı Kurumun tespiti yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacı şirket hakkında davalı SGK Başkanlığı tarafından verilen 03.12.2013 tarih ve 19.382.365 sayılı işleminin iptali ile davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin I bendindeki teşvik hükümlerinden ve 4447 sayılı Kanun'un geçici 7., 9. ve 10. maddelerindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetime dayalı tespit uyarınca davalı Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.