"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1567 E., 2023/1947 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2022/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait işyerinde 14.11.2013 tarihinde yapılan denetime konu 10.12.20 13... //ZA/262 sayılı rapora istinaden denetim sırasında ziyaret amacıyla işyerinde bulunan ...’in çalışan olarak değerlendirildiği ve bu kişi hakkında re'sen prim tahakkuk ettirildiği, bu işlemlere dayalı olarak davacının yararlandığı %5 işveren teşvik indirimi hakkından yararlanmasının engellenerek davacının 2013/12, 2014/01, 02, 03, 04 ayları için verilen 5 puanlık işveren prim indirimlerinin iptal edildiği, netice olarak davacının 2013/12. ayından itibaren 5 puanlık işveren indiriminden yararlandırılmadığı, davacının tüm bu işlemlerin iptali ve anılan indirimlerden yararlandırılması talebiyle Kurum işlemlerinin iptali için açtığı davanın Bursa 6. İş Mahkemesinin kaldırma kararından sonra 2018/433 Esas, 2018/786 Karar sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararı ile Kurumun söz konusu denetim raporuna istinaden resen tescil ve prim tahakkuku işlemlerinin iptali ile buna dayalı olarak davacının işveren prim teşviki indirimlerinden yararlandırılmaması yöndeki Kurum işlemlerinin iptaline karar verildiği, keza aynı denetim raporu nedeniyle davacı adına tahakkuk ettirilen idari para cezası tahakkuku işleminin iptali için açtıkları ve Bursa 1. İdare Mahkemesinin 2017/1312 Esas, 2017/1835 Karar sayılı ilamı ile Kurumun idari para cezası işleminin iptaline karar verildiği, kesinleşen bu Mahkeme kararları doğrultusunda 04.09.2019 tarihinde Kuruma başvururak Mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ve yararlanamadığı teşviklerden 2013/12. ayından itibaren yararlandırılması ve teşvikten kaynkalnanan alacaklarının ödenmesini talep etmiş ise de davalı Kurumun 92466515-202.01 .01-E.2577269 sayılı 12.02.2020 tarihli yazı ile “yasaklı olmayan (2013/12 - 2014/11) diğer dönemlerde teşvikli bildirge verilmediğinden süresinde teşviklerden yararlanma imkanı bulunduğu halde kanunsuz bildirge verildğinin tespit edildiği, 5510 sayıl Kanun'un ilgili maddeleri gereğince prim ve idari para cezalarının tahsilatlarının zamanında ödeme yapılmadığı ve borcu bulunduğundan teşviklerden yararlanma koşullarını yerine getirmedikleri" gerekçesiyle başvurularının reddedildiği, Kurumun kesinleşen Mahkeme kararlarına rağmen davacının taleplerini reddetmesinin yasal dayanağı bulunmadığı iddiasıyla davalı Kurumun 92466515-202.01.01-E.2577269 sayılı ve 12.02.2020 tarihli isleminin iptali ile davacının 2014/05 - 2019/01 dönemleri arası % 5 tesvik indiriminden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile Kurumun yersiz olarak tahsil ettiği ve talep edildiği halde iade edilmeyen 2014/05 - 2019/01 dönemleri arası % 5 isveren prim tesvik alacaklarının fazlaya iliskin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin Kuruma basvuru tarihten itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; aşamalarda bilirkişi raporu doğrultusunda alacak talebini ıslah ederek 76.143,93 TL olarak belirlemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işverenlerin prim tesvik indiriminden yararlanmak için 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 1. fıkrasının ( ı ) bendinde "Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara iliskin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması sarttır" düzenlemesi gereği, davacı sirketin, Kurumun Sabri ...'in davacı sirkette çalıstığına dair resen prim tahakkukundan kaynaklanan idari para cezası ve prim borcu bulunduğundan davacı sirketin yasaklı olmayan dönemde tesvikli bildirge verebilmesi söz konusu olamamıstır beyanında bulunduğu, Kurum işleminin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirlen kararla davanın kabulü ile 2577269 sayılı ve 12.02.2020 tarihli davalı Kurum işleminin iptali ile davacının dava konusu dönemler arasında % 5 teşvik indiriminden faydalanması gerektiğinin tespitine, Kurum tarafından % 5 teşvik indirimsiz tahsil edilen primlerden teşvik indirimine karşılık gelen 76.143,93 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL'ye 04.09.2019 tarihinden 66.143,93 TL'ye ıslah tarihi olan 01.07.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunda Anayasa Mahkemesi kararına atıfta bulunulmuşsa da, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kuralının göz önünde bulundurulmadığı, davacı işverenin 5510 sayılı Kanunda belirtilen yasal yükümlülükleri yerine getirmediğinden 2014/05 - 2019/01 dönemleri teşviklerinden faydalanma hakkının olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklikler bulunduğu, her ne kadar idari para cezaları iptal edilmiş olsa da bunların süresi dışında ödenmiş olmasının prim teşvikinden yararlanmaya engel bir durum olduğu ve davacının ödendikten sonra iptali istemiyle dava açma hakkı bulunduğu, ayrıca davacının yasaklı olmadığı dönemlerde teşvikli bildirge vermediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılarak fark primlerin tahsiline ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.