Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2024/12152 E. 2026/144 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2621 E., 2023/2252 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/218 E., 2023/216 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının... Hastanesinden aldığı sağlık kurulu raporu ile çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiğinden bahisle davalı Kuruma müracaat ederek malüllük aylığının bağlanmasını talep ettiği, bu talebin 01.01.2016 yılında kabul edildiği, bu tarihten itibaren davacının maluliyet aylığı ödenirken davalı Kurumun talebi üzerine sağlık kuruluna sevk işlemi sonucunda düzenlenen rapora istinaden almakta olduğu maluliyet aylığının iptal edildiği, davacının sağlık durumunda herhangi bir iyileşmenin bulunmadığı, konu ile ilgili yapmış olduğunu itirazın sonuç vermediği, davacının davalı Kurumca sevk edilen yetkili sağlık kurulundan aldığı tüm raporlardaki özür ve maluliyet oranlarının % 80 ve üzeri oranda olup halen ve sürekli tedaviye muhtaç olduğu, davacının geçimini sağlayacağı bir gelire ve iş gücüne sahip olmadığı, davacının tedavisinin yürütülmesi için pirim ödemesinin zorunlu olduğu, davacının çalışma gücünü kaybettiğinden düzenli bir gelire sahip olmaması nedeniyle tedavi ve sağlık hizmetlerinde aksama olabileceği iddiasıyla 24.07.2015 tarihi 47386 sayılı T.C.... Rektörlüğüne bağlı hastaneden alınan rapor uyarınca 01.01.2016 tarihinde başlayan maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin, 20.06.20 16... .944 sayılı işleminin ve en son yapılan 08.02.2017 tarihli 894 183 83/1667451 sayılı 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi hükümleri kapsamındaki iş göremezlik oranlarına göre, yaşlılık aylığının reddine ilişkin kararın iptaline ve davacıya bağlanan maluliyet aylığını kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, ödenmeyen ve tahakkuk eden maluliyet aylıklarını işleyen yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum 1...8 T.C. Kimlik numaralı sigortalısı davacının Kurumda 0...2 Bağ-Kur numarası ile 17.10.1997 tarihinde tecil olduğu ve 30.11.2015 tarihine kadar devam ettiği, davacının kontrol muayenesinde % 60 ın kaybettiğine karar verildiği ve maluliyet aylığının durdurulduğu, sigortalının 22.06.2016 tarihli itirazı üzerine raporları Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği ve davacı sigortalının malul sayılamayacağına karar verildiği, sigortalının 16.09.2016 tarihinde maluliyetinin 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrasına göre değerlendirilebilmesi için, müracaatta bulunduğu ve almış aldığı raporların ... Kurum Sağlık Kuruluna gönderildiği ve davacının %20 malul olduğu yönünde karar verildiği, sigortalı davacının son olarak 24.02.2017 tarihinde tekrar maluliyet aylığına başvurduğu, İzmir Kurum Sağlık Kurulunca davacı sigortalının çalışma gücünün % 60'ını kaybettiğine karar verildiği, davacının davasında süre ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; ATK 2. Üst Kurulu raporuna göre davacının maluliyet oranının % 40 olduğu, bu bağlamda davacının 16.09.2016 tarihli talebine göre 5510 sayılı Kanun m.28/5-b hükmü doğrultusunda aylık bağlanmasının gerektiği göz önüne alındığında Kurumun aksi yöndeki işleminin yerinde olmadığı, bu nedenle davacının maluliyet oranını % 40 olduğunun davacıya 5510 sayılı Kanun m.28/5-b hükmü kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmesi gereken aylıkların ödenmesine karar verilmesi gerektiği, davacının davalı Kurumun 20.06.2016 tarihli malul aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptaline dair talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının temel amacının aylık bağlanmasını sağlamak olduğu işbu davanın 5510 sayılı Kanun m.28/5-b hükmü kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması talebi reddedildikten sonra açıldığı, Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği göz önüne alınarak HMK m.326 ve m.327 hükümleri doğrultusunda reddedilen talep yönünden davacı aleyhine yargılama giderine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 20.06.2016 tarihli malul aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptaline dair talebin reddine, davacının iş göremezlik oranının % 40 olduğunun tespitine, davacının 16.09.2016 tarihli talebine göre 5510 sayılı Kanun m.28/5-b hükmü kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacıya ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gerektiği tarihten itibaren her ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurulunca rapor düzenlenirken 20.02.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri gözetilerek maluliyetinin % 40 olarak değerlendirildiği, başlangıcının ise yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğuna işaret edildiği, ATK Rapor tarihi 08.09.2021 tarihi olup bu tarihte 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükte olduğu, anılan yönetmeliğin 13. maddesinin "Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen çalışma gücü kaybı tespitinde 30.03.20 13... 3 sayılı Resmi Gazete'de de yayımlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu hakkındaki yönetmelik hükümleri esas alınır" hükmü amirdir. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan atıf düzenlemesi de gözetildiğinde ATK raporlarından uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönem ve rapor tarihi itibariyle maluliyetin tespitinde erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesinin yerinde olduğu, bu raporlara göre davacının çalışma gücü kayıp oranının % 40 olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 28/5-b bendinde sözü edilen en az 18 yıldan beri sigortalı olma ve 4680 gün prim ödeme koşulunda yerine geldiği, dosyada mevcut sigortalı bilgilerine göre 11.12.2015 tarihi itibariyle davacı 18... ay 14 gün sigortalı olup 6524 gün prim ödeme gün sayısına sahip olduğu, ayrıca prim borcu da bulunmadığı, bu itibarla davacıya % 40 maluliyet oranını esas alarak yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu, ancak davacı % 40 oranına 20.02.2019 tarihinde yayımlanan yönetmelik ile hak kazanmış olup Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ve İkinci Üst Kurul raporlarında da bu tarihe işaret edildiği, ancak İlk Derece Mahkemesinin kararında aylık bağlanmasının 16.09.2016 tarihli talebe göre ifadelerine yer verilmesi suretiyle infazda tereddüte neden olunduğu, davacının talebi terditli dava olarak görülmekle birlikte yaşlılık aylığı başlangıç tarihi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilecek olması sebebiyle yargılama giderlerinin paylaştırılması ve her iki taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı Kurumun 20.06.2016 tarihli malul aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptaline dair talebin reddine, davacının iş göremezlik oranının 20.02.2019 tarih itibariyle % 40 olduğunun tespitine, bu tarih ve oran esas alınarak 5510 sayılı Kanun'un madde 28/5-b hükmü kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacıya ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gerektiği tarihten itibaren her ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Kurumda 0...2 Bağ-Kur numarası ile 17.10.1997 tarihinde tescil olduğu ve 30.11.2015 tarihine kadar devam ettiği, davacının 04.02.2015 malulen emekli olmak için sevk talebinde bulunduğu, davacıya 17.11.2015 tarihli Kurum sağlık kurulu kararı ile 01.01.2016 tarihinden geçerli olmak üzere maluliyet aylığı bağlandığı ve 20.05.2016 tarihinde kontrol muayenesi yapılmasına karar verildiği, davacının kontrol muayenesine istinaden yapılan sevk sonucu davacının ... Üniversitesinden almış olduğu raporlar Kurum Sağlık Kurulunda incelenmiş ve çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği ve maluliyet aylığının durdurulduğu, davacı sigortalının 22.06.2016 tarihli itirazı üzerine raporları Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmiş ve davacı sigortalının malul sayılamayacağına karar verildiği, davacının 16.09.2016 tarihinde maluliyetinin 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrasına göre değerlendirilmesi için müracaatta bulunduğu ve almış olduğu raporlar ... Kurum Sağlık Kuruluna gönderildiği ve davacının % 20 malul olduğu yönünde karar verildiği, davacının son olarak 24.02.2017 tarihinde tekrar maluliyet aylığına başvurduğu ve İzmir Kurum Sağlık Kurulunca davacı sigortalının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, süre ve zamanaşımı def'ileri bulunduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, maluliyete dayalı olarak aylığa hak kazandığının tespitine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§