Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2024/11474 E. 2026/634 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/95 E., 2024/134 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Manisa, Gebze, Bolu, İzmir ve Eskişehir’de üretim tesisleri olan bir şirket ve toplam 800 civarında çalışana sahip olduğu, şirket bünyesinde çalışan ...isimli bir personelin Şubat ayı içerisinde vardiyasının değiştiği, personel devam kontrol sistemi vardiya tanımını yakalayamadığından ve Şubat ayı da 28 çektiğinden, çalışanın ay sonunda sigortasının 4 gün eksik yatırıldığı, ...eksik yatan günler hakkında davacı şirketin idari işler uzmanına devamsızlığı olmamasına rağmen gününün eksik yattığını bildirdiği, yapılan sehven hatanın Nisan ayında almış olduğu istirahatlerden eksik günlerin kesilmeyerek düzeltildiği, aradan bir süre geçtikten sonra da Eylül ayında SGK denetçilerinin konu hakkında tutanak hazırladıkları, yapılan bu hata nedeniyle davacı şirketçe ek bildirge sisteminde bulunduğu, konunun 26.04.2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna intikal ettiği, 2018 yılında davacı şirketin yararlanmış olduğu Asgari Ücret Desteği iptal edilerek şirket hesabına borç olarak tahakkuk ettirildiği, tahakkuk eden prim borçlarını geçikme zammı ile birlikte ödemek üzere süre verildiği, gerekli itirazların şirketçe Kuruma yapıldığı, olumlu bir sonuç alınamadığı, 23.10.2018 tarihinde ise ... Bankasından 127.193,43 TL olarak SGK’ya ödendiği, 12.06.2019 tarihinde Bolu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne dilekçe ile başvuru yapılarak geri alınan 127.193,43 TL teşvikin iadesinin talep edildiği, ...isimli işçinin hizmetlerinin eksik bildirildiğinden bahisle teşviklerin iptal edildiği ve daha önce cevap verildiğinden aynı mahiyetteki talebi hakkında herhangi bir işlem yapılamayacağının belirtildiği, Genelgede kazancı üstünden işlem yapıldığı, bahsedilen bilgiler ve genelgeler sonucunda değerlendirilerek gecikme cezası ve zammı ile geri alınan 6661 sayılı teşviklerin iade edilmesi hususu şirketçe 04.12.20 18... .06.2019 tarihli dilekçeler ile talep edildiği ve olumlu sonuç alınamadığı, bu nedenle şirkete verilen teşviklerin iadesi için iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğu iddiasıyla 6661 sayılı Kanun kapsamındaki 127.193,43 TL teşvikin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin iade ödeme tarihi olan 23.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptaline yönelik davayı görmeye yönelik iş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığı, davanın Hazineye karşı açılması gerektiği, Kuruma karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu ve görev nedeniyle reddinin gerektiği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerden veya Mahkeme kararları neticesinde ya da kamu kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan 2018 yılı Ocak ile Eylül ayları dönemleri için çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanmasının mümkün olmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından 21.11.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararla davalı Kurum tarafından tesis edilen 22.10.2018 tarihli işlemin aynı gün içerisinde davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği, şirket tarafından 04.12.2018 tarihinde ilgili işleme itiraz edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilmesi gerekirken süresi içinde yapılmayan itiraz nedeniyle davalı Kurum tarafından uygulanan idari para cezasının kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.05.2022 tarih ve 2022/758 Esas, 2022/1004 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 tarih ve 2022/758 Esas, 2022/1004 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 15.12.2023 tarihli ve 2022/9920 Esas, 2023/12870 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...1. Eldeki davada, davacıya ait iş yeri hakkında, gelen ihbar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 26.09.2018 tarihli ve 2018/MK-59 sayılı rapora istinaden dava dışı sigortalının kaçak çalıştığı gerekçesi ile davacı işyeri adına bir taraftan idari para cezasının kesildiği, diğer taraftan da, 5510 sayılı Kanun'un geçici 75. maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin iptali ve buna göre davacı hakkında prim tahakkuku işleminin iptali istenilmiş olduğu anlaşılmakta olup davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un geçici 75. maddesi olduğu anlaşılmaktadır.

2. 5510 sayılı Kanun'un geçici 75. maddesinde '..Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;

a) 2017 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı Bakanlar Kurulunca belirlenen tutar ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2018 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

b) 2018 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

2018 yılı Ocak ila Eylül ayları/dönemleri için Bakanlar Kurulunca tespit edilen günlük tutar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinin uygulanmasında Bakanlar Kurulunca belirlenecek prime esas günlük kazancı 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için ayrıca tespit edilebilir.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2018 yılı Ocak ila Eylül ayları/dönemleri için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2018 yılı Ocak ila Eylül aylarına/dönemlerine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanun'un ek 14. maddesi hükümleri uygulanmaz.

Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2017 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2017 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.

3213 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan '...' ve '...' çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç iki kat olarak ve 2017 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2018 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.

Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.

4734 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.

2018 yılı Ocak ila Eylül aylarına/dönemlerine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ... Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir...' hükmü mevcuttur.

3. Eldeki davada ise davacı hakkında tutulan denetmen raporu içeriği ile özellikle, Kurumca dinlenen davacı çalışanlarından ...'un verdiği beyan ile sigortalının 30 gün çalışmasına rağmen 26 günlük bildirim yapıldığının ve sistemden ücretsiz izin kullanılmış gibi giriş yapıldığına ilişkin olgunun varlığı karşısında, davacının Kurum işlemlerine süresi içerisinde itirazı da dikkate alındığında, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan tespite dayalı olarak teşvik iptali ile yersiz faydalandırılan teşvik tutarının iadesine ilişkin işlemin yasal sonucu ve buna göre yerinde oluşu karşısında, davacının, davasının esastan reddi yerine yazılı şekilde 30 günlük sürenin geçirildiği gerekçesi ile reddine dair karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..."

2. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek sigortalının eksik bildirimindeki hatanın düzeltildiği, kararın hatalı olarak verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, prim teşvik iptaline dair Kurum işleminin ve prim tahakkukunun iptali ile primlerin iadesine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§