Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2023/806 E. 2026/111 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/669 E., 2022/1122 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/459 E., 2021/83 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ruhsat sahibi olduğu ...İli, ...İlçesi, ...mevkiinde bulunan... ruhsat numaralı kömür maden sahası ile ilgili rödövans sözleşmeleri imzaladığını, davalı Kurumun, bu şirketlerin 2007/4. döneminden 2016/12. döneme kadar olmak üzere farklı dönemler için damga vergisi, prim, İşsizlik sigortası primi borçlarından dolayı müvekkili şirket aleyhine...,..., ...,..., ..., ...,..., ..... takip numaralı icra dosyaları ile icra takibi başlattığını, ödeme emirlerine konu olan borçların müvekkili şirketin kiracısı olan şirketlere ait olduğunu, bu şirketler ile müvekkili şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkili ile asıl borçlu şirketler arasındaki ilişkinin rödovans sözleşmesi hasılat kirası niteliğinde olduğunu, bu sebeple niteliği gereği rödovans sözleşmesi ile kiracı olan şirketlerin istihdam ettikleri sigortalılar ile ilgili prim borçlarından ve diğer borç ve cezalardan kiraya veren müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ile belirtilen şirketler arasındaki sözleşmelerin üçüncü kişi ve aynı zamanda bir sosyal güvenlik kuruluşu olmakla tarafını bağlamamakla beraber, aralarındaki ilişki nasıl tanımlanırsa tanımlansın, asıl olanın taşeronluk niteliğinin baki kalması olduğu, bu ilişkinin hasılat kirası, ortaklık vs. biçimlerde olmasının, taşeronluk mahiyetini zarara uğratmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davanın süresinde açıldığı, Kurum alacağının zamanaşımına uğramadığı, davacı ile dava dışı şirketler arasındaki sözleşmelerin rödövans sözleşmeleri olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin TBK 357 ve devamında düzenlenen hasılat kirası ilişkisi olduğu, asıl-alt işveren ilişkisi olmadığı, davacı ...Ş.'nin asıl işveren niteliğinin bulunmadığı, kurum alacağından davacının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen..., 2019/12962, 2019/..., 2019/12964, 2019/..., 2019/..., 2019/12967, 2019/12968, 2019/12969 takip sayılı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, ödeme emirlerine konu borçların davalı Kurum tarafından terkin edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak nitelendirilmesi ve davacı şirketin rödovansçı şirketlerin prim borçlarından sorumlu tutulması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§