Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2023/13912 E. 2026/133 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/462 E., 2023/1730 K...

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/289 E., 2020/37 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin dava dilekçesinde 1,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat istediği, aşamalarda dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen davalı Akın hakkındaki dava tefrik edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ilk kararında davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden 89.378,38 TL maddi zarar hesaplayan bilirkişi hesap raporuna itibar edilmek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davacı lehine 1,00 TL maddi, 31.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı sadece davacı tarafın istinaf yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ikinci kararında davalı TTK Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden 89.378,38 TL maddi zarar hesaplayan bilirkişi hesap raporuna itibar edilmek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davacı lehine 1,00 TL maddi, 31.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin bu ikinci kararına karşı da sadece davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, TTK Genel Müdürlüğünün asıl işveren olduğu kabulünden hareketle her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde 89.378,38 TL maddi zarar hesaplayan bilirkişi hesap raporuna itibar edilmek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davacı lehine 1,00 TL maddi, 31.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu son kararına karşı yalnızca davalı TTK Genel Müdürlüğü tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, kararın Dairemizce araştırmaya yönelik bozma kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu ve temyiz incelemesine konu 19.09.2023 tarihli son kararında davalı TTK Genel Müdürlüğü ile davalı şirket arasındaki ilişkinin rödövans ilişkisi olduğu ve davalı TTK’nın sorumlu tutulamayacağından bahisle TTK hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı şirket yönünden 89.378,38 TL maddi zarar hesaplayan bilirkişi hesap raporuna itibar edilmek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle 1,00 TL maddi, 31.500,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 21.10.2020 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurmadığı gözetildiğinde, dava değerinin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§