Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2022/8963 E. 2026/106 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/721 E., 2022/1069 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2017/242 E., 2020/426 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın 04.04.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat ile eş ve çocukları yönünden manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu iş kazası ile ilgili müvekkili şirketin herhangi bir kusurundan söz edilemeyeceğini, olayın tamamen davacının dikkatsizliğinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacı ...'ın davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken 04.04.2015 tarihinde fırından çıkan ürünlerden FFC diye tabir edilen lavaboyu vagondan alıp palete istiflemek için götürürken lavabo ile beraber yere düşmesi sonucu lavabonun kırılarak davacının kollarının ve boğazının kesilmesi ile yaralandığı, ATK 2.Üst Kurulunun 26.09.2019 tarihli 1503 sayılı raporunda sürekli iş göremezlik oranının %42.2 olduğunun belirtildiği, 15.03.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı işverenin %90 oranında, davacı işçinin %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur oranı yerinde görülerek raporun hükme esas alındığı, dava dilekçesindeki talep ve ıslah miktarları dikkate alınarak davacının çalışma gücünün sürekli kaybından dolayı maddi tazminat talebinin kabulü ile 142.600,80 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacının kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları ile davacının maluliyet oranı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında, iş kazası nedeniyle sağlık bütünlüğü bozulan sigortalının eşi ve çocuklarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu, olayın özelliğine, yaralanmanın niteliğine, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle sigortalı yaralanmasının ağır bedensel zarar oluşturmasına göre davacı eş ve çocuklar lehine yansıma yolu ile manevi tazminat verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabul kısmen reddine;

"1-Davacının çalışma gücünün sürekli kaybından dolayı maddi tazminat talebinin kabulü ile 142.600,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine davacının kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı maddi tazminat taleplerinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine

2- Davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 04.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya kusur verilmesinin doğru olmadığını, işverenin tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminat alacağının eksik hesaplandığını, davacının pasif dönemde asgari ücretin de üzerinde gelir elde etmesi mümkün iken pasif dönem hesabının asgari ücret üzerinden yapılmış olması ve emekli olduğu tarihin pasif dönem başlangıcı kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı alacak talebinin reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya verilen kusur oranının fazla olduğunu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tüm önlemleri aldığını, kazanın davacının kendisine teslim edilen kesilmez kollukları kullanmamasından kaynaklandığını, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, davacı 2018 yılında emekli olduğundan pasif dönem hesabı yapılmaması gerektiğini, davacı dışında eş ve çocuklar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Davacılar ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davacılar ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde davacılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§