Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2026/1172 E. 2026/6183 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3167 E., 2025/2005 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜMLER : a. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

(sanık ... hakkında)

b. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Yalova 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli tanık ........ uyuşturucu madde satma eylemi yönünden suçun vasfı ile sübutuna, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların belirlenmesine ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin olmadığı ve hükmün gerekçesinin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın ikametinde 04.07.2024 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve zamanı gözetildiğinde 04.07.2024 tarihli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ....... satış eyleminde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin devamı niteliğinde bir bütünün parçası olduğu kabul edilerek, sanığın 04.07.2024 tarihli eylemi tek suç olarak sabit ise de; 04.07.2024 tarihli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...... ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından satıldığına ilişkin alışverişin görülmemesi de göz önüne alındığında, tanık ...... sonradan döndüğü müdafisiz kolluk beyanı ve usulüne uygun şekilde yapılmayan teşhis haricinde, sanığın mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/1,2-b maddesi uyarınca Yalova 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2026 tarihinde karar verildi.

§