"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/879 E., 2015/243 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İTİRAZA KONU KARAR: Bozma
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4906 Esas, 2020/1684 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KD-2025/91469 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde "...yaşı küçük sanık hakkında verilen kamu dava açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmediği, böylece kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafiine usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştirme işleminin yapılmasının akabinde tedbirin infazına başlanması gerektiği halde; inceleme konusu olayda kamu davasını açma koşulları oluşmadan dava açılmış olduğu..." şeklindeki sebeplerle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında 13.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2014 tarihli ve 2014/16323 Soruşturma, 2014/86 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği; ancak, karara karşı itiraz kanun yolu, mercii, süresi, başvuru şekli ve sürenin başlangıcının gösterilmediği gibi kararın sanık müdafiine tebliğ edilmeksizin tedbirin infazı için 01.10.2014 tarihinde Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheli ile zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, dosya arasında zorunlu müdafine tebliğin yapıldığına dair bilgi belge bulunmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden bahis edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği görülerek yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık
hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde sanık müdafiine de tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4906 Esas, 2020/1684 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
C. Sakarya Çocuk Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.