Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/975 E. 2026/975 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/606 E., 2023/349 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 22.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/5714 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14597 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14597 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 14/01/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında aynı suçtan evvelce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın ihlal edilmesi nedeni ile kamu davası açıldığı gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2023 tarihli kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Sanık hakkında kamu davası açılmasına dayanak olan inceleme dışı 15/01/2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden suç dolayısıyla Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/01/2016 tarihli ve 2016/606 soruşturma, 2016/20 sayılı kararı ile 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2017/7 esas, 2018/738 sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal etmesinde ısrar koşulunun oluşmadığından bahisle kamu davasının durmasına, sanık hakkındaki denetimin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, durma kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği, Mahkemesince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi ve geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında 14.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2018 tarihli iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yargılama sonucunda sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/559 Karar sayılı kararının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/121 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, 28.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle aynı nev'i suçtan 30.05.2022 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2022 tarihli ve 2022/479 Esas, 2022/817 Karar sayılı kararı ile dosyanın Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/606 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,

B. Yapılan yargılama sonucunda; Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.05.2023 tarihli ve 2020/606 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

C. Dayanak Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/7 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde;

Şüpheli hakkında 15.01.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/738 Karar sayılı kararı ile ısrar koşulunun gerçekleşmediği ve kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 31.12.2018 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosyalar kapsamına göre;

Somut olayda, 28.03.2017, 14.01.2018 tarihli eylemleri nedeniyle daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/738 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,

UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2020 tarihli ve 2019/7224 Soruşturma sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğu ve incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/738 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde

olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2020/606 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§