Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/971 E. 2026/979 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/1426 E., 2016/307 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 31/2. ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/31719 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11167 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuğun 27/02/2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle, Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/438 Esas, 2015/254 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesini takiben, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 01/04/ 2016 tarihli kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de;

28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve

kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;

Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesince, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken, 08/10/2015 tarihli karar ile karar tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesini takiben, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması nedeniyle bu defa mahkumiyetine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

B. Suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 27.02.2014 tarihli eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2014 tarihli ve 2014/6871 Soruşturma, 2014/5324 Esas, 2014/510 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/438 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile, karar tarihi itibarıyla uygulanma koşulu bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 09.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.04.2016 tarihli ve 2015/1426 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş ise de;

Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/508 Karar sayılı karar ile verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbarı üzerine; yargılamaya devam

olunarak Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/374 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 31/2., 62/1., 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/734 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile hükmün kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. İnceleme konusu Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihbar üzerine açıklandığı ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet hükmünün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/734 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından, istinaf incelemesinden geçerek açıklanan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§