"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/36 E., 2024/1882 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 01.10.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden beraatine, 01.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Beraat eden ve kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine,
3. Suç duyurusunda bulunulmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık hakkında 01.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın 06.03.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında bu suçtan herhangi bir hüküm kurulmadığından, mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesinde yer verilen; “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 223. maddesinde tanımlanan hüküm türleri dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 01.01.2017 tarihli
kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılmak üzere suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Sanık hakkında 01.10.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında 01.01.2017 tarihli Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçundan kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Sanık hakkında 01.10.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünü (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince
kovuşturma için ödenen 16.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi ,
Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2026 tarihinde karar verildi.