"İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2764 E., 2025/1561 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 28.05.2024, 29.05.2024
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2025/26 Esas, 2025/113 Karar sayılı ilamında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.06.2025 tarihli ve 2025/1481 Esas, 2025/1199 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine,
2. Suç tarihi aynı olan başka bir güven alımından dolayı tutuklu olduğuna, dosyaların birleştirilip 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesini, hak kayıplarının ortadan kaldırılıp sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Gizli soruşturmacıların eylemlerinin kışkırtıcı ajan niteliğinde olduğuna,
4. Tanık beyanlarının güvenilir ve doğrudan gözleme dayalı olmadığına,
5. Ceza miktarının orantısız olduğuna,
6. Mükerrirlik uygulamasının lehe hükümlerin uygulanmasını engellemediğine,
7. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(a) ve (b) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; “Sanığın istinaf incelemesine konu 29.05.2024 tarihli eyleminin güven alımı kapsamında gerçekleştirildiği, bu nedenle eyleme sonuç bağlanamayacağından TCK'nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı nazara alınmadan ilk derece mahkemesi tarafından TCK'nun 43. maddesi uygulanarak hüküm verildiği ve kabule göre de; Dosya kapsamına göre suç tarihinin 28/05/20 24... /05/2024 olduğu nazara alınmadan, ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29/05/2024 olarak yazıldığı, TCK'nun 53. maddesinin uygulaması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin gözetilmediği, Sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği dair ihtaratın hatalı yapıldığı, Suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan, 7499 S.K.'nun 9. maddesi ile kabul edilen ve 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren TCK'nun 52/2. maddesinde yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde yapılan değişikliğin, suç tarihi gözetilmek suretiyle uygulanarak hüküm kurulduğuna" ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.06.2025 tarihli ve 2025/1481 Esas, 2025/1199 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli ve 2025/259 Esas, 2025/264 Karar sayılı kararlarının, 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.