"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1879 E., 2025/1182 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarih, 2024/2187 Esas ve 2024/1308 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine kararı verildiği, bu kararın sanıklar müdafileri
tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.02.2025 tarihli 2024/8923 Esas ve 2025/1139 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden ''5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmünü kaldırarak karar verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.'' şeklinde ve sanık ... yönünden ''Oluşa, dosya kapsamına ve sanık ... hakkındaki bozma gerekçesine göre, her iki sanığın eylemi arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan maddi gerçeğin tespiti açısından delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu kanaatine varılmıştır.'' şeklinde gerekçeyle bozma kararı verilmiştir. Bozma üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 26.06.2025 tarih, 2025/1879 Esas ve 2025/1182 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına direnildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Sanığın istikrarlı savunmalarına itibar edilmediğine,
4. Sanık aleyhinde tanık beyanı bulunmadığına,
5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Atılı suçun işlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Somut ve kesin bir delil bulunmadığına, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,
3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna,
4. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırında bulunduğuna,
5. Direnme kararının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesi;
(1) Bölge adliye mahkemesi, (…) dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
b) Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
c) Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
d) Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına,
Karar verir."
Şeklindedir.
Yargıtayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı dosyalar ve kanunda sayılı istisnai hâller dışında duruşma açması söz konusu olmayıp Yargıtay incelemesini evrak üzerinde yapmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerine gelince, Yargıtaydan farklı olarak hem evrak üzerinde inceleme yapmakta, hem de duruşma açarak ve yargılama yaparak kararlar vermektedirler. Bölge Adliye Mahkemeleri hukuka aykırılığı saptadıklarında duruşma açmaları için bir sınırlama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu eylemler hakkında, delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmünü kaldırarak karar verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmış olup, direnme kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1. Dairemizin 05.02.2025 tarihli 2024/8923 Esas ve 2025/1139 Karar sayılı kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşıldığından, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli direnme kararının yerinde görülmediğine,
2. 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrası ile 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 10. maddesi gereğince direnme konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.