Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/717 E. 2026/977 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/1822 E., 2021/654 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 21.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11210 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10029 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10029 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“ Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/03/2023 tarihli ve 2021/15975 esas, 2023/2567 sayılı ilâmı ile '' Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçileri tarafından tedirgin hareketleri nedeniyle şüpheli görülen sanığın yanına gidilerek kimliğinin ibraz edilmesi istenmiş, sanığın kimliğinin bulunmadığının anlaşılmasından sonra üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanığın elinde bulunan paketler halindeki uyuşturucu maddeleri rızaen görevlilere teslim ettiğinin anlaşıldığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nda durdurma, kimlik sorma, kaba üst araması yapma yetkilerinin de düzenlenmemiş olduğu dikkate alındığında, sorulması üzerine elinde bulunan kişisel kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeleri kendiliğinden teslim ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.'' şeklindeki açıklamaları gözetildiğinde;

Dosya kapsamına göre; sanık hakkında anılan suçtan 17/11/2018 tarihli eylemi nedeniyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/03/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun olarak 17/04/2019 tarihinde tebliğini ve itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, şüphelinin denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtları kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine açılan kamu davası sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de 17/11/2018 tarihli olay tutanağına göre, çarşı ve mahalle bekçileri tarafından durdurulan sanığın üzerinde kendi rızasıyla teslim ettiği suça konu uyuşturucu madde ele geçirildiği, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116, 1 17... . maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na aykırı şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddeler “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağından,

mahkemece kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,

Kabule göre de;

Olay günü durumundan şüphelenilerek durdurulan sanıkla ilgili olarak düzenlenen 17/11/2018 tarihli tutanakta şüphelinin üst araması neticesinde suça konu uyuşturucu maddenin, şüpheli tarafından görevlilere teslim edildiği ve bu teslimden sonra muhafaza altına alma işlemi yapıldığı, şüphelinin soruşturma aşamasında 17/11/2018 tarihli ifadesinde cebinde içmek için bulundurduğunu ikrar ettiği uyuşturucu maddeyi kendi rızasıyla verdiğini, kovuşturma aşamasında alınan 13/04/2021 tarihli beyanında ise yine üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini belirttiği, hakkında arama kararı bulunmayan sanığın kendisinin uyuşturucu madde kullandığını ikrar etmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle, hakkında etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 17.11.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2019 tarihli ve 2018/101384 Soruşturma, 2019/806 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüpheli hakkında, 28.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturma dosyasının da 12.03.2019 tarihinde birleştirilmesine karar verildiği (ancak bu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınmadığı),

B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2019 tarihli ve 2018/101384 Soruşturma, 2019/35700 Esas, 2019/28691 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.04.2021 tarihli ve 2019/1822 Esas, 2021/654 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. 17.11.2018 tarihli olay tutanağına göre, çarşı ve mahalle bekçileri tarafından durdurulan sanığın üzerinde kendi rızasıyla teslim ettiği suça konu uyuşturucu madde ele geçirildiği, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116, 1 17... . maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na aykırı şekilde ele geçirilen uyuşturucu madde "suçun maddi konusu" ve "suç delili" olarak hükme esas alınamayacağı, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için Cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2019/1822 Esas, 2021/654 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§