Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/715 E. 2026/955 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/898 E., 2024/144 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/14317 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11010 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11010 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, uzatılmış zamanaşımının ise aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu anlaşılmakla; suçun 29/03/2011 tarihinde işlendiği, sanığın savunmasının 14/03/2013 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 05/06/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24/06/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 12/04/2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 24/06/20 13... /04/2016 tarihleri arasında (2 yıl 9 ay 23 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 12/04/2016 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, sanığın son savunmasının alındığı 14/03/2013 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 05/03/2024 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.03.2024 tarihli ve 2023/898 Esas, 2024/144 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüpheli hakkında, 29.03.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2011 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2. Şişli 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2011 tarihli ve 2011/3339 Esas, 2011/1071 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 29.07.2011 tarihinde kesinleştiği,

3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 30.04.2012 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarihli ve 2012/217 Esas, 2013/670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.06.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içinde 12.04.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.03.2024 tarihli ve 2023/898 Esas, 2024/144 Karar sayılı kararı ile, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. Dosya kapsamına göre;

5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında;

Sanığın atılı suçu 29.03.2011 tarihinde işlediği, İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarihli ve 2012/217 Esas, 2013/670 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.06.2013 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 12.04.2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 12.04.2016 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, duran süre eklendiğinde de, zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 06.05.2011 tarihli iddianame uyarınca sanığın ilk savunmasının alındığı 14.03.2013 tarihinden, kanun yararına bozma

istemine konu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 05.03.2024 tarihine kadar geçen sürede, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/898 Esas, 2024/144 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§