"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/321 E., 2023/713 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durmasına
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, 11.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/3346 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10061 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10061 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Her ne kadar Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesince; 10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesi uyarınca sanığın üç kez ihlalinin tespit edilmesi gerektiği halde iki kez ihlalinden sonra denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği değerlendirilerek sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmişse de;
10/11/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 31655 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tebligat" başlıklı 41. maddesinin konuyla ilgili 3. fıkrasının ;
"(3) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir." şeklinde,
Anılan Yönetmeliğin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesinin konuyla ilgili 3. fıkrasının ise ;
"(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmakla,
Adı geçen Yönetmeliğin 41/3. maddesine göre çıkarılan tebligata rağmen başvuruda bulunmayan şüphelinin uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın kaydın kapatılmasına karar verileceği düzenlenmiş ise de; ısrar şartı kovuşturma şartı olup kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesinin mümkün olmadığı, ancak hakkında anılan Yönetmeliğin 41/3. maddesi uygulanan yükümlülerden çağrı yazısı gönderildiği halde müracaatta bulunmayanlara da bir kez de uyarılı çağrı yazısı gönderilmesi gerekeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Somut olayda, adı geçen şüpheliye usulüne uygun olarak çıkarılan ilk müracaatını içerir çağrı yazısının 16/01/2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra, 13/02/2023 tarihinde tebliğ edilen uyarı yazısının da usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, haklı ve geçerli bir mazereti olmaksızın 10 gün içerisinde müdürlüğe başvurmayarak şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uymadığı, bu nedenle yükümlülüklere uymamada ısrar şartının gerçekleştiği cihetle, yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 28.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2021 tarihli ve 2021/4027 Soruşturma, 2021/873 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresinin gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Tarsus Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 16.01.2023 tarihli ve 2022/23 DS sayılı çağrı yazısının tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine 13.02.2023 tarihli ve 2022/23 DS sayılı uyarı yazısının tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe yine başvurmadığı, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 13.03.2023 tarihli kararıyla yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek 27.03.2023 tarihinde Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2023 tarihli ve 2021/4027 Soruşturma, 2023/1994 Esas, 2023/1632 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
D. Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.10.2023 tarihli ve 2023/321 Esas, 2023/713 Karar sayılı kararı ile, ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında
"Kişinin, erteleme süresi zarfında;
1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere ve Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği,
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usûlüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurmaması halinde yine ısrar şartı gerçekleşmiş olacağından infaz dosyasının kapatılacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi,
" (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.
(2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.
(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı
tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır.
(4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup,
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı, somut olayda şüpheliye çağrı yazısının usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin başvurmaması üzerine, uyarı yazısının da usûlüne uygun tebliğ edildiği ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bunun üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği, buna göre ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi yerine durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/321 Esas, 2023/713 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.