"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2210 E., 2024/1578 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi içermediğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "İncelemeye konu yerel mahkeme kararında sanığın ... ve... Yağcı'ya uyuşturucu madde sattığı sabit görülmekle TCK 43. maddesi hükümleri uygulanmış ise de, 27/09/2019 tarihli fiziki takip tutanağına göre; 1 numaralı ara yakalamanın devamında sanığın ... isimli sosyal tesise gelerek oturmaya başladığı, saat 19.20 sıralarınd...nın yanına gelerek tokalaştıkları ve birbirlerine birşeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, akabinde her ikisinin de uyuşturucu madde ile yakalandıklarının anlatıldığı, ancak tanık...'ın hazırlık aşamasında alınan ifadesinde özetle; Sanıkla birlikte çay içmek için sosyal tesiste buluştuklarını, üstündeki uyuşturucu maddeyi İstanbul ...te ... diye tanıdığı bir şahıstan aldığını
anlattığı, kovuşturma aşamasında ise; sanıkla birlikte uyuşturucu aldıktan sonra mahalleye geldiklerini, çay içtikleri sırada sanığın ...'den telefon gelmesi üzerine yanından bir süreliğine ayrıldığını, sonra tekrar yanına geldiği, sanıktan uyuşturucu almadığını beyan ettiği, sanığın da aşamalardaki beyanlarında tanık...'a uyuşturucu madde vermediğini savunduğu, tanık ve sanık beyanlarının fiziki takip tutanağı ile örtüşmediği,...'ın suça konu uyuşturucu maddeyi doğrudan sanık ...'dan alıp almadığının tespiti açısından fizik takip tutanak tanıklarının dinlenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile sanığın eylemi sabit görülerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,"na ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/1266 Esas, 2021/2576 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2021/400 Esas, 2024/143 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.06.2024 tarihli ve 2024/2210 Esas, 2024/1578 Karar sayılı hükmün düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2026 tarihinde karar verildi.