"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2021/528 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/7127 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9777 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9777 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/03/2024 tarihli ve 2023/2256 esas, 2024/16584 karar sayılı ilâmında yer alan "... sanığın 13.04.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 22.02.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle... 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 22.04.2016 tarihli eylem yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden,...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında,"
Her ne kadar Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 02/03/2014 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2015 tarihli ve 2014/1508 esas, 2015/1429 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, inceleme konusu 26/09/2018 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de,
5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 26.09.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2019 tarihli ve 2018/44838 Soruşturma, 2019/123 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği, erteleme kararı şüpheliye tebliğ edilmiş ise de müdafiine tebliğ edilmediği,
B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 20.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli ve 2018/44838 Soruşturma, 2020/2306 Esas, 2020/2011 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Şüpheli hakkında, 04.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2021 tarihli ve 2019/51267 Soruşturma, 2021/815 Esas ve 2021/675 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/102 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2020/155 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.07.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanık hakkında daha önceki 01.03.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2014 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2014/1508 Esas, 2015/1429 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 31/3 ve 62. maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 12.01.2016 tarihinde kesinleştirildiği anlaşıldığından, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alınarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı inceleme konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan 26.09.2018 tarihli eylemin, anılan davaya konu olan suç nedeniyle kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen ilk suç olup olmadığının dolayısıyla 26.09.2018 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olup olmadığının ve 26.09.2018 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi kapsamında kamu davasının düşmesine karar verilmesi ile 05.03.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâli kabul edilerek soruşturma ve kovuşturma konusu edilmeyen 20.07.2019 tarihli eylemin ve birleşen dosyaya konu edilen 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında ayrıca mahkûmiyete esas alınan 04.11.2019 tarihli eylem yönünden dosya tefrik edilerek gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.