Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/5564 E. 2026/216 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1594 E., 2025/1260 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,

4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6. Eksik inceleme yapıldığına,

7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; şüphe üzerine durdurulan aracın ön yolcu koltuğunda bulunan sanığın yapılan kaba üst yoklamasında, sağ ön cebinde peçeteye sarılı vaziyette esrar içerir uyuşturucu madde, aracın ön konsol kısmında gözle görülür vaziyette kahverengi kağıda sarılı biçimde esrar içerir uyuşturucu madde, yine aracın gözle görülür yerlerinde yapılan kontrollerde aracın ön yolcu koltuğu paspası üzerinde bulunan şeffaf naylon poşet içerisinde 10 adet ve sanık tarafından araçtan dışarıya atılan poşette 40 adet satışa hazır vaziyette gri renkli ıslak mendil kabına benzer şekilde paketlenmiş sentetik kannabinoid içeren maddenin muhafaza altına alındığı; sanığın ele geçen bu maddeler haricinde yer göstermek suretiyle aynı nitelikte uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesini sağladığı olayda; sanığın

içinde bulunduğu araçta ve araçtan attığı fazla miktarda uyuşturucu madde ile yakalanmasından sonra bir miktar daha uyuşturucu maddenin yerini göstermesinin TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanmasını gerektirmeyeceği, ancak sonradan yer gösterme neticesinde ele geçen madde miktarının ise TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmasına esas alınamayacağı anlaşıldığından; sanık hakkında cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi yerinde ise de, alt sınırdan gereğinden fazla uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§