"İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1307 E., 2025/1175 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Rıfat ile Bedirhan yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "Sanık ... eyleminin diğer iki sanık ile birlikte Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunu oluşturduğu, kabule göre de; sanık ... hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak suçundan açılmış dava olmadığı gibi mevcut iddianamede sanığın kan ve idrar örneğinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunduğuna dair herhangi bir açıklamanın olmadığı da dikkate alındığında bu suç yönünden sanık ... hakkında değişen suç vasfı gerekçesi ile mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, sanık ... hakkında ikinci kez mükerrerliğe esas Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2024 tarihinde kesinleşen, 2022/867 Esas, 2023/1774 Karar sayılı 3 yıl 4 ay hapis cezasının mevcut olduğu, sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve niteliği ile çeşitliliği de dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılmaması ve sanık ...'in eylemenin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçu olarak kabulü halinde her üç sanık hakkında TCK 188/5. maddesinin uygulanmayışı" gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/3628 Esas, 2024/3722 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ve 2025/34 Esas, 2025/123 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de "yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür" şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk
kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 17.04.2025 tarihli ve 2025/1307 Esas, 2025/1175 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süre ve tutukluluk koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.