"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3331 E., 2024/3624 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve Bölge Adliye Mahkemesinin sanık ... hakkındaki temel ceza belirlenirken teşdiden uygulama yapılması gerektiği eleştirisine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesi gereğince cezada artırım yapılırken suça konu uyuşturucu maddeler metamfetamin olmasına rağmen "kokain" olarak yazılmasının,
2. Sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, kararda 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” yerine, infazı kısıtlar şekilde "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılmasının,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Aramanın yapıldığı ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği evde sanık ...'in ikamet ettiği, olay tarihinde geçici olarak kaldığı anlaşılan sanık ...'in resmi kurumlarca uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bilgi edinilmediği, diğer sanık ...'in sanık aleyhine soyut beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada, sanığın suça konu uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu ve satmak için bulundurduğunu beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının "B.2", "C.2" bentlerinde yer alan "kokain" ibaresinin çıkarılarak yerlerine "metamfetamin" ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının "B.6", "C.6" bentlerinde yer alan yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkarılarak yerlerine "çevrileceğinin" ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla, sanık ... yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin
REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in değişik gerekçesi ve oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1,2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY VE DEĞİŞİK GEREKÇE
(Sanıklar ... ve ... hakkında)
5271 sayılı CMK'nın 119/4. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." hükmüne yer verilmiştir. Arama işlemlerinin sıhhatli bir şekilde yapılmasını güvence
altına almak amacıyla getirilmiş olan bu kural emredici mahiyette olup, aramanın usulüne uygun yapılmış sayılabilmesi için 119/4. fıkrada belirtilen işlem tanıklarının aramanın başından sonuna kadar aramanın yapıldığı konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde aramayı yapan kolluk görevlilerine refakat etmeleri zorunludur. Başka bir ifadeyle, işlem tanıklarının aramanın yapıldığı sırada hazır bulunmaları, arama işlemlerinin güvenirliliği bakımından vazgeçilmez öneme sahip olup, ilgili kişilerin sadece arama tutanağını imzalamalarından ibaret şeklî bir unsur değildir.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ...'in aşamalardaki beyanlarında, 02.09.2023 tarihinde ikametinde yapılan aramada komşulardan hiç kimsenin bulunmadığını, bu nedenle aramanın hukuka aykırı olduğunu beyan ettiği, diğer sanık ... ile hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık ...'ın da aynı mahiyette ifade verdikleri; duruşmada dinlenen ve arama tutanağında hazirun olarak imzaları bulunan tanıklar ..., ... ve ...'ın mahkeme huzurundaki beyanlarında, kendilerinin arama işlemi başladıktan sonra sanık ...'in evinin yanına gittiklerini, polis memurları arama yaparken bahçede beklediklerini ve arama yapılan eve girmediklerini, polislerin arama işlemi bittikten sonra tutanağı imzalattırdıklarını belirttikleri; üç ayrı işlem tanığının sanıkları ve birbirlerini doğrulayan beyanlarına göre aramanın CMK'nın 119/4. maddesinde öngörülen usule uygun yapılmadığı, her ne kadar mahkemece tutanağı imzalamış olmaları nedeniyle tanıkların beyanlarına itibar edilmediği belirtilmiş ise de, tanıkların gece vakti tutanağı imzalamalarını isteyen silahlı kolluk görevlileri karşısında özgür iradeleriyle hareket etmelerinin beklenemeyeceği, mahkemede dinlenen tutanak tanıklarının da arama sırasında hazirun bulundurulduğuna dair beyanlarının mevcut olmadığı; Anayasanın 38/6 ve CMK'nın 217/2, 230/1-b, 289/1-i maddeleri uyarınca, bu şekilde kanuna aykırı olarak ele geçirilen uyuşturucu maddelerin suçun konusu ve suçun delili olarak hükme esas alınamayacağı, sanıklar ... ve ...'in müsnet suçu işlediklerine dair başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıklarının düzeltilerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. Sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne ise yukarıda belirttiğim değişik gerekçeyle katılıyorum. 03.02.2026