Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2025/10139 E. 2026/1073 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1891 E., 2025/1764 K.

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Ret (2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan)

2. Bozma (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan)

Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine,

4. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,

5. 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;

5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlardan da olmadığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanık hakkında yasal koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesi gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1- 31.03.2022 tarihli olay tutanağı, suç konusu maddelerin ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 31.03.2022 tarihli eylemi sabit ise de; 08.10.2021 tarihinde yapılan ikamet aramasında ele geçirilen ve miktar itibarıyla kullanım sınırlarında bulunan esrarı kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,

2. Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "Sanık hakkında 08.10.2021 tarihli suçtan sanığın 08.10.2021 tarihinde ifadesinin alınmış olması nedeniyle oluşan fiili kesinti nedeniyle 08.10.2021 tarihli eylemden etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkûmiyet verilmesi gerekirken ve münferit suç olması nedeniyle 31.03.2022 tarihli eylemden ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yasal şartları oluşmadığı halde her 2 eylem arasında zincirleme suç bağlantısı bulunduğu kabul edilip tek hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, sanık aleyhine istinaf kanun yolu başvurusu bulunmadığından eleştiri yapılmakla yetinilmiştir." şeklindeki eleştirisi fiili kesinti oluşmaması nedeniyle,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. Sanık hakkında 2313 sayılı kanuna aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§