"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2 yıl 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 09.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/20942 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96289 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanık hakkında inceleme konusu 13/03/2019 tarihli eyleminden dolayı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2019 tarihli iddianamesi ile aynı suçtan sanık hakkında evvelce kamu davası açıldığı gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, anılan iddianamede, anılan Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında dayanak gösterilen ve durma kararı verilen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ve 2019/166 esas, 2020/148 sayılı kararına konu kamu davasının ise, İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2018/369 esas, 2018/540 sayılı kararına konu dosyaya binaen aynı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında dayanak alınarak açıldığı, dolayısıyla esas dayanak dosyanın İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 2018/369 esas sayılı dosyası olduğu nazara alındığında,
Adı geçen sanığın evvelce işlediği 24/05/2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/01/2018 tarihli ve 2017/84483 soruşturma, 2018/352 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/05/2018 tarihli ve 2017/84483 soruşturma sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğe çıkarılmadığından bahisle İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği,
İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu kararı ile her ne kadar sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/09/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmediği, kamu davası açılmasına dayanak teşkil eden İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli kararına konu kamu davasının da durmasına karar verilmiş olması karşısında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 13.03.2019, 05.05.2019, 04.11.20 19... .11.2019 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davaları açıldığı, iddianamelerde; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda; dosyaların birleştirilerek İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.06.2021 tarihli ve 2019/621 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2 yıl 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
C. Dayanak İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde;
Şüpheli hakkında 24.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2018/369 Esas, 2018/540 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 19.07.2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre;
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma
eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu,
Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde,
Somut olayda, 13.03.2019, 05.05.2019, 04.11.20 19... .11.2019 tarihli eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2018/369 Esas, 2018/540 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2018/369 Esas, 2018/540 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya
göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli ve 2019/621 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.