Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/8188 E. 2026/970 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/557 E., 2023/17 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 18.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/26958 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97730 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97730 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın 16/08/2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan yargılama sonucunda, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2023 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de,

Adı geçen sanığın evvelce 11/01/2017 tarihinde işlediği aynı nevi suçtan dolayı Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2017 tarihli ve 2017/2512 soruşturma, 2017/270 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4. maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2018 tarihli ve 2017/736 esas, 2018/260 sayılı kararını müteakip, anılan karara karşı Genel Müdürlüğümüzün 21/05/2019 tarihli ve 94660652-105-42-4891-2019-Kyb sayılı yazısı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/2332 esas, 2019/5774 sayılı ilamı ile aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmün bozulduğu,

Adı geçen sanığın aynı suç tarihinde tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan evvelce kamu davası açıldığı gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmasını müteakip Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2018/723 esas, 2019/66 sayılı kararı ile doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, anılan karara konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından,Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verildiği anlaşılmakla,

Sanık hakkında Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 esas sayılı dosyasında durma kararı verildikten sonra yeniden Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2020 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek şüphelinin denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine dosyanın ayrı esasa kaydedilerek inceleme konusu dosyada sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, anılan durma kararından sonra yeniden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali üzerine aynı dosya üzerinden davaya devam edilmesi gerektiği, sanığın 16/08/2018 tarihli eylemi nedeniyle hem mahkumiyet hem durma kararı olduğu, inceleme konusu Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/557 esas sayılı dosyasının Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 dosya ile birleştirilerek yargılamaya Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 16.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2018 tarihli ve 2018/47992 Soruşturma, 2018/11700 Esas ve 2018/8969 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, yapılan yargılama sonucunda Konya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli 2018/723 Esas ve 2019/66 Karar sayılı kararı ile; "sanık hakkında daha önce Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/736 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, ancak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, sanığın 16.08.2018 tarihli suçundan önce verilmiş herhangi bir mahkûmiyet hükmünün olmaması dikkate alındığında sanık hakkında açılan davanın kovuşturma şartı olan "TCK'nın 191/4-6 maddesi kapsamında açılmış olan bir dava bulunması" şartı gerçekleşmediği" gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8-2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 23.02.2019 tarihinde kesinleştiği,

B. Durma kararı üzerine, şüpheli hakkında, 16.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle bu kez Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2020/33705 Soruşturma, 2020/843 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye 29.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

C. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.07.2022 tarihli ve 2020/33705 Soruşturma, 2022/12161 Esas, 2022/8758 sayılı iddianamesi ile mükerrer kamu davası açıldığı,

D. Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.01.2023 tarihli ve 2022/557 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre;

Sanık hakkında Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 Esas sayılı dosyasında durma kararı verildikten sonra yeniden Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek şüphelinin denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine dosyanın ayrı esasa kaydedilerek inceleme konusu dosyada sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; anılan durma kararından sonra yeniden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli üzerine aynı dosya üzerinden davaya devam edilmesi gerektiği, sanığın 16.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle hem mahkûmiyet hem durma kararı olduğu, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli 2018/723 Esas ve 2019/66 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi sonrasında ve erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uymadığının anlaşılması halinde, sadece durma kararı verilen dosyaya bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi

gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinin ardından yükümlülüklerine uymadığından bahisle 22.07.2022 tarihli iddianame mükerrer kamu davası açıldığı, anlaşılmakla;

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden,

5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, öncelikle; incelemeye konu Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/557 Esas, 2023/17 Karar sayılı dosyasının, kovuşturma şartının bulunmadığı gerekçesiyle durma kararı veren Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli 2018/723 Esas ve 2019/66 Karar sayılı kararı ile ve var ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılamalarda aynı gerekçe ile durma kararları veren başka mahkemelerde bulunan dava dosyaları ile (bu dosyalar üzerinden yeni esas aldırılıp) birleştirilmesine karar verilip,

Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden varsa aynı nev'i suç dosyalarının getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek ve sübut yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak suretiyle, mükerrer dava bulunup bulunmadığı, hangi eylemlerin soruşturma ve kovuşturma konusu edildiği belirlenerek incelemeye konu hangi eylemlerin tek suça konu edildiği, yükümlülük ihlâlinin bulunup bulunmadığı veya hangi eylemin ihlâl niteliğinde kabul edildiği ve hangi

eylem(ler)in zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/557 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§