Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/7894 E. 2026/602 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/609 E., 2023/597 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/2406 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB - 2024/81445 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB - 2024/81445 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2023 tarihli kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini müteakip, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/05/2023 tarihli çağrı yazısının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben, sanığın 10 günlük kanuni süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediği gerekçesiyle bu sefer 13/06/2023 tarihinde uyarı kararı alınarak sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi sonrasında, sanığın yine anılan Müdürlüğe başvurmadığı gerekçesiyle denetim dosyası kapatılarak hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/4. maddesi uyarınca üçüncü ihlal durumunun tespit edildikten sonra ısrar şartının oluşacağından bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,

5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesindeki; "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında anılan Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte aynı Kanun'un 191/3. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin verilen kararın, sanığa yükümlülüklerini bildirir "çağrı yazısı" üzerine 10 gün içerisinde gelmediği gerekçesiyle kapatılamayacağı, ayrıca sanığın yükümlüklerine uymamakta ısrar etmesi gerekeceği, ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise aynı Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, "ısrar" şartı" kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/05/2023 tarihli çağrı yazısının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi akabinde, sanığın 10 günlük kanuni süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediği takdirde dosya kaydını kapatması yerine yukarıda da açıklandığı üzere uyarı kararı alınarak sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği, bu sefer de sanığın yapılan uyarıya karşı denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması halinde artık ısrar şartının somut dosyada gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği,

10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe

uymamada ısrar etme sayılır." şeklindeki düzenlemede; "ısrar şartının" üç defa ihlâlin gerçekleşmesi durumunda oluşacağı belirtilmiş ise de, burada sanığa getirilen lehe düzenlemenin geniş yorumlanmasının, maddede getirilen düzenlemenin amacına aykırı olacağı, sanık tarafından hakkın kötüye kullanmasının gündeme gelebileceği, dolayısıyla sanığa yükümlülüklerini bildirir çağrı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesini müteakip, 10 günlük kanuni süre içerisinde müracaat edilmemesinin ilk ihlâli oluşturmakla beraber esasında sanığın yükümlüklere uymayacağına yönelik iradesinide ortaya koyduğu, ancak 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesindeki; "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca ısrar koşulunun gerçeklemesi amacıyla sanığa bu kez uyarı yazsının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, ancak bu seferde yapılan uyarı dikkate alınmaması halinde ısrar şartının oluşabileceği, anılan yönetmelikte belirtilen üç defa ihlâlin ise yükümlüye ilk kez gönderilen çağrı yazısı üzerine denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat eden sanık hakkında gündeme gelebileceği, böyle bir durumda çağrı yazısı üzerine yükümlülüklerinin ne olduğuna dair bilgilendirilen sanığın; yükümlülüklerin infazı sırasında mazereti olmaksızın kasıtlı olarak yükümlülüklerin ihlâl edilmesi durumunda anılan Yönetmelikteki madde uyarınca 3 defa ihlâlin bu noktada söz konusu olabileceği anlaşılmakla,

İncelemeye konu somut olayda, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/05/2023 tarihli çağrı yazısının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben, sanığın 10 günlük kanuni süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediği gerekçesiyle bu sefer 13/06/2023 tarihinde uyarı kararı alınarak sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi sonrasında, sanığın yine anılan Müdürlüğe başvurmadığı cihetle, bu şekilde “yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği” anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan “ısrar” şartının gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davası hakkında durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 13.12.2022 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2023 tarihli ve 2022/17052 Soruşturma, 2023/81 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın 11.04.2023 tarihinde şüpheliye

usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek infazı için 12.05.2023 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve 2022/17052 Soruşturma, 2023/3422 Esas, 2023/2775 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.11.2023 tarihli ve 2023/609 Esas, 2023/597 Karar sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, infaz işlemlerinin devamına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre;

10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44.maddesi düzenlemesi,

" (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın

kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup,

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaza başlanması halinde aranacağı, somut olayda; ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16.05.2023 tarihli ve 2023/248 DS sayılı çağrı yazısının 31.05.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması üzerine, 16.06.2023 tarihli uyarılı çağrı yazısının tebliğe çıkarılarak 04.07.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 20.07.2023 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verildiği, yukarıda açıklandığı şekilde, kendisine iki kez usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen müdürlüğe hiç başvurmaması nedeniyle ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından, Mahkemesince yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi yerine, "kamu davasının durmasına" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/609 Esas, 2023/597 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§