Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6931 E. 2026/600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/423 E., 2019/722 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

...7.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 23.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/3387 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/65775 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/65775 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 14/08/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2017 tarihli ve 2017/47326 soruşturma, 2017/575 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesini takiben, erteleme süresi içerisinde 17/10/2018 tarihinde yeniden aynı suçu işlediğinin tespiti üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ...Cumhuriyet Başsavcılığının 09/05/2019 tarihli ve 2017/47326 soruşturma, 2019/7221 esas, 2019/7221 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, ...7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/423 esas, 2019/722 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;

Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 07/01/2014 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesi yollaması ile 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8. maddesi delaletiyle 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2015 tarihli ve 2014/8 esas, 2015/7 sayılı kararının 07/02/2015 tarihinde kesinleştiği,

28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrasında, “Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,

Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2015 tarihli ve 2014/8 esas, 2015/7 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 07/02/2015 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı anlaşılması karşısında, sanığın incelemeye konu dosyadaki 14/08/2017 tarihli eylemin denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu ve anılan Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu, bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olan 14/08/2017 tarihli eyleminden sonraki 17/10/2018 tarihli uyuşturucu kullanma eyleminin ise artık erteleme kararının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği ve ayrı bir suç oluşturmakla yeni bir yargılamaya konu edilmesi gerektiği, ancak her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve aralarında hukuki kesinti olmadığı, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla birlikte, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren Mahkemesine ihbarda bulunulup, davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. ...7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/423 Esas ve 2019/722 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 14.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli ve 2017/47326 soruşturma, 2017/575 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 02.01.2018 tarihinde, bulunduğu Ceza ve İnfaz Kurumunda usulsüz şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 22.10.2018 tarihinde ...Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Şüphelinin 17.10.2018 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ...Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2019 tarihli ve 2017/47326 Soruşturma, 2019/7221 Esas, 2019/5637 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, ...7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.10.2019 tarihli ve 2019/423 Esas, 2019/722 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/8 Esas ve 2015/7 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 07.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2014 tarihli ve 2014/36 Esas sayılı iddianamesi ile Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1.maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2.maddesinin emredici hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.03.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;

Somut olayda; Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile, sanığın 07.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 14.08.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 14.08.2017 tarihli eylemini, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 07.03.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 14.08.2017 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 14.08.2017 tarihli eylemin

soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, ancak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesi bir tasfiye hükmü olduğundan, sonraki aynı nev'i suçtan eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel olmayacağı gözetilerek 17.10.2018 tarihli eylem nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B....7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/423 Esas, 2019/722 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına, sanığın 17.10.2018 tarihli eylemi nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için ...Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§