"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/102 E., 2021/254 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çarşamba 1.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 17.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1.maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/3861 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/65803 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/65803 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 27/03/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip şüphelinin denetim yükümlülüklerini ihlal etmekte ısrar ettiğinden bahisle Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2016 tarihli ve 2015/2850 soruşturma, 2016/340 esas, 2016/304 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarihli 2016/1 76... /750 sayılı kararı ile adı geçen sanığın beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesin nitelikte verilerek şüpheliye tebliğinin yapılmadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi ve tebligat yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı veriliş ise de, hâkim veya mahkemelerce verilen beraat kararlarına ilişkin olarak, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmesi ve mahkemenin takdirine ilişkin hususların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun'un 309/4-c maddesi gereğince mahkûmiyet dışındaki davanın esasını çözen hükümlere ilişkin kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurmayacağı ve yeniden yargılamayı da gerektirmeyeceği cihetiyle yapılan incelemede,
Sanığın inceleme konusu 29/12/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, şüpheli hakkında önceki eylemi nedeniyle Çarşamba Cumhuriyet
Başsavcılığının 11/06/2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 23/02/2016 tarihinde kamu davası açıldığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren inceleme dışı Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/176 eses sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararında kanun yolu, usulü ve mercii gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması ve kararın şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu haliyle sanığın önceki suçu olan 27/03/2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı ve hatalı da olsa beraat kararı verilmiş olması sebebiyle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, inceleme konusu suçtan dolayı yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi yasal zorunluluk arz ettiğinden durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Çarşamba 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/102 Esas ve 2021/254 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 29.12.2019 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2020 tarihli ve 2019/8110 Soruşturma, 2020/423 Esas, 2020/341 sayılı iddianamesi ile Çarşamba 1.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Çarşamba 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.02.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan Çarşamba 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/176 Esas, 2017/750 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 27.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ve 2015/2850 Soruşturma, 2015/45 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına kesin olarak karar verildiği,
2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2016 tarihli ve 2015/2850 Soruşturma, 2016/340 Esas, 2016/304 sayılı iddianamesi ile Çarşamba 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/176 Esas, 2017/750 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının kesin olarak verildiği ve kararın sanığa tebliğ edilmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle usulüne uygun bir denetimin bulunmadığı, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine karar verildiği, kararın, 24.12.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre;
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.
Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi
uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir.
Somut olayda; şüphelinin 27.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.06.2015 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 23.02.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/176 Esas, 2017/750 Karar sayılı kararı ile, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davanın esasını çözen beraat kararının, ancak, CMK'nın 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozulabileceği de gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 04.02.2024 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.02.2024 tarihli ve 2024/1192 Soruşturma, 2024/104 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan
soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Çarşamba 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.