Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6928 E. 2026/598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/90 E., 2021/236 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/30563 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/62455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/62455 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre; sanık hakkında daha evvel 22/05/2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 24/06/2019 tarihli ve 2019/3950 soruşturma, 2019/84 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde aynı neviden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesinin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın aynı suçtan mahkûmiyetine ilişkin Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2020 tarihli ve 2020/234 esas, 2020/370 sayılı kararının, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/06/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterildiği ve sanığın yanıltıldığı gerekçesiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20/10/2023 tarihli ve 2022/1901 esas, 2023/1365 sayılı kararı ile anılan kararın bozulmasına karar verildiği,

İnceleme konusu 10/10/2020 tarihli eylem nedeniyle Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/01/2021 tarihinde düzenlenen iddianamenin kabulü ile yargılamanın başlandığı ve anılan Mahkemenin 14/04/2021 tarihli kararı ile mahkûmiyet karar verildiği, bu dosya kapsamında yargılama devam ettiği sırada kamu davasının açılmasına dayanak olan Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 esas sayılı dosyasının istinaf incelemesi ile derdest durumda olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında açıklandığı üzere, soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceğinden sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği gözetildiğinde, Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doğrudan dava açılmasına sebebiyet veren Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 esas sayılı dosyasının akibetinin araştırılması ile eğer Mahkemesince bir karar verilmişse kesinleşmesine yönelik gerekirse bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,

Ayrıca; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar

sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında,

Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren inceleme dışı Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 esas sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/06/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmiş olması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu haliyle sanığın önceki suçu olan 22/05/2019 tarihinde işlediği suç nedeniyle kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp 22/05/20 19... /10/2020 tarihli suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/90 Esas ve 2021/236 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 10.10.20 20... .10.2020 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2021 tarihli ve 2020/5544 Soruşturma, 2021/76 Esas, 2021/49 sayılı iddianamesi ile Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3950 sayılı soruşturmasında kamu davası açıldığından TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.04.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. Dayanak Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 Esas ve 2020/370 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 22.05.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2019 tarihli ve 2019/3950 Soruşturma, 2019/84 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği,

2. Şüphelinin 26.12.20 19... .02.202 tarihlerinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2020 tarihli ve 2019/3950 Soruşturma, 2020/707 Esas, 2020/458 sayılı iddianamesi ile Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.12.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içerisinde 25.03.2022 tarihinde işlediği yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/689 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,

5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.10.2023 tarihli ve 2022/1901 Esas, 2023/1365 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 10.10.20 20... .10.2020 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli

kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/689 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.10.2023 tarihli ve 2022/1901 Esas, 2023/1365 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu, yine, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2023 tarihli ve 2023/7506 Soruşturma, 2023/232 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğu anlaşılmakla, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli mahkûmiyet hükmünün Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin ilamı ile bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun

belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§