Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6920 E. 2026/596 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/1556 E., 2017/847 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sakarya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/4694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67463 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67463 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" 1-5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde yer alan, "... (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır... (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında,

Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren inceleme dışı Sakarya Çocuk Mahkemesinin 2015/1132 esas sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2014/114 esas sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip ilk açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmiş bulunmuş olması gerekçesiyle beraate konu suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliğini yitireceği bu nedenle kovuşturma şartının yerine getirilmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2016 tarihli kararı üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin devamı amacıyla Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/05/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını takiben, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/12/2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davası sonucunda Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de;

Durma kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde belirtilen yargılamayı sona erdiren kararlardan olmadığı, 04/02/2016 tarihli iddianame ile açılan ve durma kararı verilen Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/141 esas sayılı kamu davasının halen derdest olduğu, sanığın aynı suçu işleyerek denetimi ihlal ettiği kabul edildiğinde ayrı bir dava konusu edilmeden, durma kararı verilen dosyada yargılamaya devam edilmesi gerektiği, mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi amacıyla daha önce sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle verilen Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/141 esas, 2016/316 karar sayılı durma kararı ile 02/12/2016 tarihli ikinci iddianame ile açılan kamu davasına ilişkin Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1556 esas sayılı dosyasının birleştirilerek yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, mükerrer şekilde yargılama yapılmasında,

2- Somut olayda, şüpheli hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2016 tarihli ve 2016/10332 soruşturma sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin belirtilmemesi, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 05.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli ve 2016/2157 Soruşturma, 2016/980 Esas, 2016/831 sayılı iddianamesi ile Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 2014/12859 soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Sakarya Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

B. Yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararı ile, dayanak davada beraat kararı verilmesi nedeniyle erteleme kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı gerekçesiyle, CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca için kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği,

C. Durma kararı üzerine, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 tarihli ve 2016/10332 Soruşturma, 2016/232 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 06.06.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 20.05.2016 tarihinde Sakarya Denetimli serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

D. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2016 tarihli ve 2016/10332 Soruşturma, 2016/7834 Esas, 2016/6238 sayılı iddianamesi ile bu kez Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesine mükerrer dava açıldığı,

E. Yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.10.2017 tarihli ve 2016/1556 Esas, 2017/847 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

F. Dosya kapsamına göre;

1. TCK'nın 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına dayanak alınan inceleme dışı Sakarya Çocuk Mahkemesinin 2015/1132 Esas sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2014/114 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını takiben ihlal nedeniyle açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının

hukukî geçerliliğini yitireceği bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğigerekçesiyle kamu davasının durmasına ilişkin Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli durma kararı üzerine, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını takiben, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.12.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

Durma kararının, 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde belirtilen yargılamayı sona erdiren kararlardan olmadığı, 04.02.2016 tarihli iddianame ile açılan ve durma kararı verilen Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/141 Esas sayılı kamu davasının halen derdest olduğu, sanığın denetimi ihlal etmesi veya aynı nev'i suçu yeniden işlemesi halinde ayrı bir dava konusu edilmeden, durma kararı verilen dosyada yargılamaya devam edilmesi gerektiği, mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi amacıyla daha önce sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden verilen Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/141 Esas, 2016/316 Karar sayılı durma kararına ilişkin davası ile 02.12.2016 tarihli ikinci iddianame ile mükerrer olarak açılan kamu davasına ilişkin Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1556 Esas sayılı davasının birleştirilerek yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, mükerrer şekilde yargılama yapılması,

2. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2.maddesine göre tebliği usulsüz olduğu gibi, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2016/1556 Esas, 2017/847 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§