Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6919 E. 2026/595 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/318 E., 2022/188 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/870 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/75437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/75437 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 191. maddesinin 6. fıkrasında "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklinde yer alan düzenleme gereğince aynı suçun tekrar işlenmesi hâlinde dahi tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği nazara alındığında, 19/01/2017 tarihli suç sebebiyle Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/11/2019 tarihli ve 2019/1173 soruşturma, 2019/12 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede,

Dosya kapsamına göre, sanığın 14/03/2020 tarihli eylemi sebebiyle, Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,

28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

Somut olayda adı geçen şüphelinin, inceleme dışı 19/01/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/10/2017 tarihli ve 2017/73 soruşturma, 2017/18 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, sanığa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan 21/04/2018 tebliğ

mazbatasının usulsüz olduğu bu nedenle ısrar şartının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair karar verildiği anlaşılmakla,

Sanık hakkında verilen 18/10/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkûmiyet kararına ilişkin olan 14/03/2020 tarihli eylemin, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu cihetle, ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 19.01.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2017 tarihli ve 2017/73 Soruşturma, 2017/18 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için 20.10.2017 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2018 tarihli ve 2017/73 Soruşturma, 2018/198 Esas, 2018/197 sayılı iddianamesi ile Pozantı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/181 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararı ile, Müdürlüğün 21.04.2018 tarihli tebligatının Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre, MERNİS adresine çıkarılması gerekirken sanığın beyan etmiş olduğu adrese çıkarılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğundan, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, 18.10.2017 tarihli erteleme kararının kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, durma kararının 30.05.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

D. Durma kararından sonra, Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.01.2017 tarihli eylem nedeniyle şüpheli hakkında 13.11.2019 tarihli ve 2019/1173 Soruşturma, 2019/12 Karar sayılı karar ile, kamu davasının açılmasının erteleme kararı tarihinden itibaren kaldığı yerden tekrar başlanılmasına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,

E. Sanığın, Gaziantep ilinde 14.03.20 20... .05.2020 tarihlerinde yeniden aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle yürütülen soruşturma dosyalarının Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2020 tarihli yetkisizlik kararı ile Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

F. Erteleme kararının kaldırılarak Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2020 tarihli ve 2019/1173 Soruşturma, 2020/256 Esas, 2020/236 sayılı iddianamesi ile Pozantı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında erteleme kararı verildiği, 14.03.20 20... .05.2020 tarihlerinde tekrar uyuşturucu kullandığının tespit edildiği hususunun belirtildiği,

G. Yapılan yargılama sonucunda, Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2022 tarihli ve 2020/318 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

H. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapılmış, "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

TCK'nın 191. maddesinin üçüncü fıkrasında 28.3.2023 tarihli 7445 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değişiklik yapılmış, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;

5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki haline göre 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu, CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ise "iki hafta" içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da kararda bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli

serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.

İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda;

Sanık hakkında Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.10.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmediği gibi, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenlerle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı ve ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, TCK'nın 191/4.maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı,

Ayrıca, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/181 Esas, 2019/55 Karar sayılı durma kararından sonra, aynı eylemin mükerrer şekilde soruşturma konusu yapılarak Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.11.2019 tarihli erteleme kararı verilmesi ve akabinde 14.03.20 20... .05.2020 tarihli eylemlerin erteleme kararının ihlali olduğundan mükerrer şekilde dava açılmasının kanuna aykırı olduğu, "durma" kararının yargılamayı sonlandıran nihai bir karar olmadığı gözetilerek hukuki sürecin durma kararı verilen dava üzerinden sürdürülmesi gerektiği anlaşıldığından;

Mahkemesince, davanın, durma kararı verilen Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/181 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi ve 18.10.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun

beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2020/318 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§