"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/692 E., 2023/345 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece 18.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2023/29821 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/75427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/75427 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 20/03/2022 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06/10/2022 tarihli ve 2022/16675 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açılması üzerine, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2023 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Adı geçen sanık hakkında, daha önce 29/09/2017 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin söz konusu uyuşturucu maddeyi ceza infaz kurumuna sokmuş olması sebebiyle eylemin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 297. maddesinde düzenlenen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, anılan Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri gereğince şüphelinin infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 2018/99 esas, 2018/489 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,
Dolayısıyla, sanığın önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden dolayı kamu davası açılmadığı, bu eylemini ceza infaz kurumunda gerçekleştirmiş olması sebebiyle fikri içtima kuralı gereği şüphelinin infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılarak sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, söz konusu kararın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel teşkil etmediği, bu nedenle daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyen sanık hakkında erteleme kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılamayacağı cihetle,
Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/692 Esas ve 2023/345 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 20.03.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve 2022/63240 Soruşturma, 2022/16675 Esas, 2022/12580 Karar sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesine,5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önceden Devrek Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.01.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/99 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, bu nedenle erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.04.2023 tarihli ve 2022/692 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/99 Esas ve 2018/489 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 29.09.2017 tarihli İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan Devrek Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarihli ve 2017/1736 Soruşturma, 2018/52 Esas, 2018/51
Karar sayılı iddianamesi ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 297/2, 44/1 ve 53.maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Devrek Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/99 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 297/1, 297/1-2. cümlesi ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/465 Esas, 2020/4244 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile 16.12.2020 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki,
Aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki,
5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında,
Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 20.03.2022 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve 2022/16675 Esas sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açılması üzerine, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Sanık hakkında, daha önce 29.09.2017 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturma sonunda, şüphelinin söz konusu uyuşturucu maddeyi ceza infaz kurumuna sokması nedeniyle eylemin aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 297. maddesinde düzenlenen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu oluşturduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri gereğince, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/99 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla,
Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davası açılmadığı, bu eylemini ceza infaz kurumunda gerçekleştirmesi nedeniyle fikri içtima kuralı gereği infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılarak sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, söz konusu kararın sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel teşkil etmediği, bu nedenle daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyen sanık hakkında erteleme kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılamayacağı anlaşıldığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, sanık hakkında 20.03.2022 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Küçükçekmece 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/692 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.