"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/726 E., 2023/774 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/779 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67313 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67313 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 16/03/2018 tarihinde işlediği suçtan yapılan soruşturma sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2018 tarihli ve 2018/43454 soruşturma, 2018/744 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, sanığın evvelki 24/02/2018 tarihinde suç işlediğinin anlaşılması nedeniyle soruşturma dosyalarının birleştirilerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/12/2018 tarihli ve 2018/43454 soruşturma, 2018/2730 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın devam ettiğine yönelik karar verildiği, sanığın uyuşturucu kullanımına devam etmesi ve tedavi programına uymamada ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2019 tarihli ve 2018/1092 esas, 2019/774 sayılı kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 28/05/2021 tarihli ve 2021/326 esas, 2021/844 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin anılan kararında, sanığın 24/02/2018 tarihli eyleminin iddianame anlatımında yer almaması nedeniyle 24/02/2018 tarihli eylemi hakkında açılmış davanın bulunmadığı ve mahkemesince sanığın 24/02/2018 tarihli eylemi yönünden yapılan değerlendirmenin hukuki değerden yoksun olduğu ve Mahkemesince bu eylem yönünden ayrıca işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yukarıda belirtilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karardan önce, incelemeye konu 24/02/2018 tarihinde işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 sayılı karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlâl; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise, 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, inceleme konusu 24/02/2018 tarihli suçun, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karardan önce işlendiği ve ayrıca suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 16.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2018 tarihli ve 2018/43454 Soruşturma, 2018/744 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 13.06.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 30.07.2018 tarihinde Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüpheli hakkında 24.02.2018 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle yapılan soruşturmanın da 2018/43454 sayılı soruşturma ile birleştirildiği ve 16.03.20 18... .02.2018 tarihli eylemler nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2018 tarihli ve 2018/43454 Soruşturma, 2018/2730 Karar sayılı kararı ile, 01.06.2018 tarihli erteleme kararının devam ettiğine dair karar verildiği,
C. Denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında şüphelinin 04.09.20 18... .10.2018 tarihli tahlil raporları ile uyuşturucu madde kullanımına devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak suç tarihi 16.03.2018 gösterilerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2018 tarihli ve 2018/43454 Soruşturma, 2018/29882 Esas, 2018/24626 sayılı iddianamesi ile Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede, sadece 16.03.2018 tarihli eylemin anlatımına yer verildiği,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli ve 2018/1092 Esas, 2019/774 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçede, 24.02.20 18... .03.2018 tarihli her iki eylemin de erteleme kararından önce işlendiği, zincirleme suç şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmadığı hususunun belirtildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
E. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/326 Esas, 2021/844 Karar sayılı ilamı ile; 24.02.2018 tarihli eylemin iddianamede anlatılmadığı, 16.03.2018 tarihli eylemin anlatılarak bu eylem yönünden kamu davası açıldığı, 24.02.2018 tarihli eylem yönünden açılmış bir kamu davası bulunmadığı ve mahkemesince bu konuda yapılan hukuki değerlendirmenin hukuki sonuç doğurmayacağı,bu itibarla 24.02.2018 tarihli eylem yönünden mahkemesince ayrıca işlem yaptırılması mümkün görülmüştür denilerek 03.09.2018 tarihli eylemin ihlal olacağı, 26.10.2018 tarihli eylemin ayrı suç oluşturacağı ancak aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığı eleştirisi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
F. İstinaf kararından sonra, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1092 Esas sayılı dosyası üzerinden 24.02.2018 tarihli eylem yönünden suç duyurusunda bulunulduğu,
G. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2021/46068 Soruşturma, 2021/20801 Esas, 2021/16137 sayılı iddianamesi ile Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
H. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2021/791 Esas, 2022/861 Karar sayılı kararı ile, 24.02.2018 tarihli eylemin 01.06.2018 tarihli erteleme kararından önce işlendiği, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç oluşturacağı, yeni bir suç oluşturmayacağı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 18.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
I. Durma kararından sonra 24.02.2018 tarihli eylem nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2022 tarihli ve 2022/95214 Soruşturma, 2022/26178 Esas, 2022/19227 sayılı iddianamesi ile Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
J. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.11.2023 tarihli ve 2022/726 Esas, 2023/774 Karar sayılı kararı ile, 24.02.2018 tarihli eylem nedeniyle sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
K. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç oluşturduğu, ancak yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlere ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi olduğu, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edildiğinden; inceleme konusu 24.02.2018 tarihli suçun, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karardan önce işlendiği, dolayısıyla 16.03.2018 tarihli eylem ile birlikte tek suç olarak kabulü gerektiği, 16.03.2018 tarihli eylem yönünden kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf kararı ile kesinleştiği,
5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, somut olayda kovuşturma şartının gerçekleşmesi ihtimalinin bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
B. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/726 Esas, 2023/774 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.