Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6898 E. 2026/592 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/211 E., 2017/455 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/11167 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67269 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67269 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre;

1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında;Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/10/2014 tarihli tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karara ait tebliğ evrakı UYAP sistemi üzerinden oluşturulmasına rağmen şüpheliye tebliğ edilmediği gibi şüpheliye denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye itiraz hakkının bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Adı geçen sanığın yokluğunda verilen Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın doğrudan mernis adresine tebliğ edilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 02/01/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı

Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,

Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli kararın, savunmasında belirttiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, doğrudan "mernis şerhi" düşülmek suretiyle anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğundan, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 20.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2014 tarihli ve 2014/6176 Soruşturma, 2014/11 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, 15 günlük itiraz süresi ve itiraz merciinin doğru şekilde gösterildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 03.11.2014 tarihinde Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, daha sonradan erteleme kararının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 09.04.2015 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği,

B. Şüphelinin 01.12.20 14... .12.2014 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 tarihli ve 2014/6176 Soruşturma, 2015/700 Esas, 2015/664 sayılı iddianamesi ile Bolu 4.

Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/204 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 28.04.2016 tarihinde aynı konutta oturan annesi Aynur imzasına tebliğ edilerek 06.05.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 09.06.2016 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.09.2017 tarihli ve 2017/211 Esas, 2017/455 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre;

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, sanığa tebliğ edilmeden dolayısıyla karar kesinleşmeden infaz işlemlerine başlanılmış ise de; kamu davasının açılmasından sonra erteleme kararının, doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 09.04.2015 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, bu durumda erteleme kararının, tebliğ tarihi olan 09.04.2015 tarihinden itibaren 15 günlük itiraz süresinin geçmesiyle kesinleşeceği ve erteleme süresinin de kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bu durumda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli kabul edilen 01.12.20 14... .12.2014 tarihli eylemlerin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, 01.12.20 14... .12.2014 tarihli eylemler erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden ihlâl olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan dava açılması koşullarının gerçekleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, erteleme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

Her ne kadar, kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede, Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararının, savunmasında belirttiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, doğrudan "MERNİS" şerhi düşülmek suretiyle anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğundan, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağının gözetilmemesi nedeniyle de kanun yararına bozma talep edilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılmakla birlikte, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre değil, aynı konutta ikamet eden annesi... imzasına tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulüne uygun olduğu değerlendirilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2017 tarihli ve 2017/211 Esas, 2017/455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§