Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6884 E. 2026/590 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

2. İstanbul 47.Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 1. 2019/236 E., 2020/112 K.

2. 2019/77 E., 2020/475 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

KARARLAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.01.2021 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 19.03.2021 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2023/1513 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/66787 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/66787 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında,

Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 09/12/2017 tarihli eylemi sebebiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağma suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçu kapsamında kaldığından bahisle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2018 tarihli ve 2018/73 esas, 2018/292 sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a yollaması ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 28/06/2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

İncelemeye konu 25/11/20 19... /11/2018 tarihli eylemler hakkında ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince tekrardan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca dava açıldığının anlaşılması karşısında, incelemeye konu eylemlerin Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2018 tarihli

kararının ihlali mahiyetinde bulunduğu cihetle, düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

B. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28.maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,

Somut olayda; kanun yararına bozma istemine konu Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2019/236 Esas, 2020/112 Karar sayılı "mahkûmiyet" kararının başka suçtan ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun şekilde 19.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak; hükümde, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin sanığa bildirimde bulunulmadığı, yine, kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/77 Esas, 2020/475 Karar sayılı "mahkûmiyet" kararının başka suçtan ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun şekilde 16.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak; karar celsesinde SEGBİS yoluyla hazır edilen sanığa, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmadığı,

Başka suçtan hükümlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, mahkemece hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve tefhim/tebliğ edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmaması ve tebliğ evrakında da yer almaması nedeniyle yasa yolu bildirimi usûlüne uygun olmadığından, inceleme konusu hükümlerin kesinleşmediği anlaşılmıştır.

C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nın 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyalarının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§