"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/166 E., 2018/498 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hkümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/29970 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58411 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58411 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre; kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu 02/01/2016 tarihli olayda, kendisi hastaneye giderek uyuşturucu madde kullandığını beyan eden sanığın alınan biyolojik örneklerin incelenmesi sonucu düzenlenen rapora göre, uyuşturucu-uyarıcı madde kullandığının tespit edildiği, daha sonra erteleme süresi içerisinde 24/01/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu kullandığının tespit edilmesi ile bu eylemi ihlal kabul edilerek açılan kamu davasında,... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2018 tarihli kararı ile sanığın 02/01/2016 tarihli eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Kanun'un etkin pişmanlık başlıklı 192. maddesinde yer alan " ...(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz ...(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.''. şeklindeki düzenleme nazara alındığında;
Sanığın resmi makamlar tarafından haber alınmadan, sağlık kuruluşuna başvurarak uyuşturucu madde kullandığını beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı ve bu şekilde etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 02.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda,... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 2016/33 Soruşturma, 2016/27 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 19.02.2016 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 24.01.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2017 tarihli ve 2016/33 Soruşturma, 2017/624 Esas, 2017/543 sayılı iddianamesi ile... 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda,... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2018 tarihli ve 2017/166 Esas, 2018/498 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
02.01.2016 tarihli olaya ilişkin olarak, yakalama tutanağında, "02.01.2016 günü... Devlet Hastanesi Acil Servisinde uyuşturucu madde kullanımı şüphesi ile ilgili tedavi altına alınan sanık tedavisinin tamamlanmasının ardından yakalanmıştır." şeklinde ibareye yer verildiği, 03.01.2016 tarihinde sanıktan biyolojik örnek alındığı,
Sanığın 02.01.2016 günü saat 12.20 sıralarında, KOM Grup Amirliğinde alınan ifadesinde; "alkol almıştım, sonra ... isimli çocuktan 5 liraya esrar aldım, pazartesi pazarının arka tarafında esrarı tek başıma içtim, sonra polisler geldi, onlar beni yakaladılar, ambulans ile hastaneye getirdiler, ara sıra esrar içerim, bağımlıyım, pişmanım, tedavi olmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu,
03.01.2016 tarihli 11.35 zamanlı Adli muayene raporunda; "keyif verici madde kullanımı iddiasıyla acil servise başvuran hastaya 114 zehir danışmayla görüşüldü, neticesinde müşahadeye alınan hasta izinsiz şekilde hastaneyi terketmiş, btm ile giderilemez, hayati tehlike var" şeklinde tespitin yer aldığı, Bursa
Adli Tıp Grup Başkanlığının 27.01.2016 tarihli raporu ile; idrar örneğinde metamfetamin, saç örneğinde MDA, MDMA etken maddelerinin pozitif tespit edildiği,
24.01.2017 tarihli olaya ilişkin olarak düzenlenen emniyet fezlekesinde, 24.01.2017 günü saat 21.28 sıralarında... Devlet Hastanesi Acil Servisine götürülerek tedavisi yapılan şüphelinin taburcu edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan işlem yapıldığının belirtildiği,
Sanığın 24.01.20 17... .02 sıralarında... Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde; "24.01.2017 günü saat 15.00 sıralarında dere boyunda şarap içtikten sonra kendimden geçtim, ... mahallesinden aldığım bir fişek esrarı içtiğimden heykelin yakınlarında bir yerden ambulansa bindirilerek Acil Servise götürülerek tedavim yapıldıktan sonra taburcu edildim," şeklinde beyanda bulunduğu,
24.01.2017 tarihli 21.28 zamanlı Adli muayene raporunda; "hasta madde alımı iddiasıyla tarafımıza başvurmuştur, 114 ile görüşüldü, semptomatik tedavi ve takip önerildi, takiplerinde sorun olmayan hasta taburcu edildi, btm ile giderilir, hayati tehlikesi yok" şeklinde tespitin yer aldığı, ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 09.03.2017 tarihli raporu ile; kan,idrar ve saç örneğinde metamfetamin, amfetamin, THC-COOH etken maddelerinin pozitif tespit edildiği,
Anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCK'nın etkin pişmanlık başlıklı 192. maddesinde yer alan " ...(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz ...(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında;
Somut olayda, yargılama konusu olay bakımından hakkında soruşturma başlamadan önce sağlık kuruluşuna kendiliğinden başvurarak tedavi talebinde bulunmasının sözkonusu olmadığı, sanığın uyuşturucu madde kullandıktan sonra rahatsızlanması üzerine hastaneye intikal ettirildiği, sanığın tedavi ettirilmesi yönünde kendiliğinden bir talebi bulunmadığı gibi sağlık kuruluşuna başvurarak uyuşturucu
madde kullandığını beyan etmek suretiyle kendi suçunu ortaya çıkardığının da söylenemeyeceği, dolayısıyla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.